ÖRÜMCEK
zehrini kanımdan emen tarantuladır
sevgilim. yaşayanlar bilir arafı
dağa oyulmuş sabır taşıyım ben
ışığı kovolayan fırdöndü çemberi
PAROLA
Hayati Baki ile Erdoğan Kul’a
sustum... unutmaya ayarlı basit bir alışkanlıkmış hayat
uykulu koridorların ucunda depreşen sabırsızlığım ah!
PENCERE
gördüm, aralanmış kapıdan kaçamak bakışını ölümün
eski bir yazdı sanki susuşu tıpkı sen
henüz kıvamını bulmadı karanlık biliyorum
PUSULA
iki seçenek arasından yanlış olanı seç, sonra unut
avuçlarıma yaldızlı saçlarını çözmüş esenlik:
aşk mıdır yalnızlığın girdabında ben olma hali
bırak dünü, diyelim körmüşüm överken geceyi
ROZET
benim adım olmasa da olur şimdiden sonra
günlerdir bir sır gibi sakladığın gülüşünde
hoşça kal, ki yanılgıların sarhoşluğuymuş aşk
vakitsiz kapanan perdesi ıslıklarla bastırılan
KANGREN
Veysel Çolak’a
tutkun değilim alkışlayarak övdüğüm arzularıma
bendeki iyimserlik kangrenli bir umudun gözyaşı
KARTVİZİT
yaygaracı gülüşüyle yalayıp geçti dalgınlığımı rüzgâr
değil kıskançlık aldırış bile etmedim
kalbime yakışmayan kışla gelen yalnızlığa
KISKAÇ
şaşkınlığımı saymazsam benim geçmişim olmadı
tuhaf, ilandaki kayıba ne çok benziyor yüzüm
sildim kırgınlığa yenik fotoğraflarımdaki izleri
ah günün telaşıyla geçiştirip durduğum zaman
KOLYE
küçücük bir kolyeydim zarif boyunlarda uğultu
ambalajımı sahte sandım etiketimi rumuz
özenle yerleştirilmiş iki göğsün arasında şaşkın
ışıl ışıl gülümserdim gönencimi kıskanan göğe
GÜZ VE GECE
I
rüzgârın da dili vardır
salınırken kıyısız bir denizde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!