Mardin’in kadim toprağı Midyat’ta, 1996 yılının gün ışığında dünyaya gözlerini açan Selam Kurt, çocukluğun ilk adımlarını Mezopotamya’nın kültürel mirasıyla atmıştır. 2002 yılında rotasını İstanbul’un kalabalık ve dinamik semti Bağcılar’a çeviren bu hayat hikayesi, azmin ve arayışın şehre tutunma destanına dönüşür. Eğitim hayatını bu metropolün dokusunda şekillendiren Kurt, akademik disiplinini Karabük Üniversitesi’nde hem lisans hem de yüksek lisans dereceleriyle taçlandırarak entelektüel derinliğini tescillemiştir.
Bugün bir öğretmen olarak genç zihinlere rehberlik eden Selam Kurt, yalnızca bir meslek insanı değil; bilim, sanat ve kültürün kesişim kümesinde duran modern bir hezarfendir. Edebiyatın tılsımlı dünyasında şiirden romana, öyküden denemeye kadar geniş bir yelpazede kalem oynatırken, tiyatro sahnesinin hem mutfağında hem de ışıklarının altında biriktirdiği deneyimlerle sahne tozunu ruhuna nakşetmiştir. Onun için yazmak, bir varoluş sancısının estetik bir dışavurumudur.
Topluma hitap etme gücünü yüksek özgüveni ve sarsılmaz ikna kabiliyetiyle birleştiren Kurt, dijital çağın imkanlarını bir okul gibi kullanmaktadır. YouTube platformunda "evrensel ahlak" üzerine kurduğu derinlikli söylemlerle, izleyicilerine sadece bilgi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda onlara birer içsel pusula armağan ederek kişisel gelişim yolculuklarına ilham veriyor.
Onun dünyasında estetik, bedensel bir disiplinle kol kola yürür. Eski bir lisanslı dövüşçü olarak ringlerin sert disiplininden geçen Kurt, bu çevikliği futbolun heyecanı, voleybolun takım ruhu ve dansın estetiğiyle harmanlamıştır. Sanatsal yeteneği sadece kelimelerle sınırlı değildir; fırçasından dökülen resimler, deklanşöründen yansıyan fotoğraflar ve titizlikle kurguladığı videolarla dünyayı farklı açılardan yorumlamaya devam etmektedir.
Ama peşlerinden gidiyorum
Gezmeye çıktıkları vakit
Ana kız.
Utanır da belki




Hocam sizi çok özledik
Canım hocam
Adama bak be
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta