1Temmuz 1949 Ankara doğumluyum. Evliyim. İki oğlum var. İlk orta liseyi Ankara’da bitirdim. Askerden sonra İstanbul'a yerleştim. Otuz sene İst.da yaşadıktan sonra 2000 yılında Çorum'a yerleştim. Bazı sebeplerden dolayı iki defa üniversite tahsilimi yarıda bırakmak zorunda kaldım. Ancak okumakta ki ısrarımdan vazgeçmedim. Üçüncüsünde kırk yaşında Açık Öğretim Fakültesi İŞLETME bölümü ön lisans mezunu oldum.
1971 de Emekli Sandığında memur olarak hayata atıldım. Merkez Bankası İstanbul Karaköy Şubesine veznedar olarak tayin edildim. Oturduğum yerden kalkmadan yirmi beş sene para sayarak ömrümü geçiremiyeceğimi anladım. İstifa ederek serbest iş hayatına atıldım.
Benim hayatım normalden çok fazla hareketli geçti. Askerden önce yaz tatillerinde terzi ve marangoz çıraklığı, otel katipliği yaptım. Askerden sonra her ne dense çok iş değiştirmek mecburiyetinde kaldım. Ancak ana hatları ile hayatımı şu şekilde özetlemem mümkün.
Yedi sene Devlet Memurluğu...... (Veznedar ve aylık bağlama şefi / Ankara ve İstanbul)
Bir buçuk sene yurt dışı........... (Saha amiri ve depo şefi / Libya)
On sene Esnaflık.............. (Perakende ve toptancılık / Ankara - İstanbul)
Sekiz sene işçilik................. (Plasiyer ve Pazarlama Müdürü / İstanbul)
Bu hızlı, inişli ve çıkışlı iş hayatım esnasında:
Sevenler Konut Yapı Kooperatifini kurdum. (28 daire- 4 dükkan. On yılda bitti. 1987- 1997 /İstanbul) Akrabalar arası dayanışmayı temin için Kardeşler Sağlık Sigortasını kurdum. On beş sene devam etti. (1978- 1993 / İstanbul)
Yönetim Geliştirme Merkezi (Management Development Center) tarafından verilen Satış ve Pazarlama yönetimi seminerlerine beş kere katıldım. Acil Tıp Derneği üyesiyim. İlk yardım ve kurtarma kursu gördüm. (1998 / İzmir) ÇEKVA vakfı üyesiyim (Çorum)
1996 da SSK dan emekli oldum. 2000 yılında Çorum’a yerleştim. İstanbul’da ve Çorum’da Liberal Demokrat Parti içinde aktif olarak bulundum. Çorum’da iki sene İl Başkanlığı görevi yaptım.
Yıllarca biriktirdiğim şiir, hikâye, roman ve tiyatro eserlerimi toparlayarak yayına hazırlamaya çalışıyorum. Bir kısmını yerel gazetelerde ve ÇORUMLU 2000 Edebiyat dergisinde yayınladım.
2005 yılında Çorum'da açılan M.TUNABOYLU hikaye yarışmasında - beni affedin çocuklar - adlı hikâyem ile üçüncülük ödülü aldım
Halen bu yayın organlarında makale ve hikâye yazmağa devam etmekteyim.
Eserleri
1) “Kolay mı Uçamıyorum Demesi “ şiir ve eleştiri kitabı.2003 yılında basılmıştır. 400 sayfa olan bu eserim de her türlü ahlaki ve milli terbiye kuralları bir baba ve öğretmen gözü ile anlatılmıştır. En uzun konu ERMENİLER konusu olup 40 sayfa anlatılmıştır.
2) Uşşakiler ve Abdurrahman Sami Niyazi (Bibliyografya) basıma hazır. 2006 da 64 sayfa olarak basıldı. böylece ikinci kitabımı da bastırmış oldum.
3) Ermeni Dosyası üzerinde çalışılmaktadır. (Tarihî belgesel bir eser)
4) Neden Battık (Ekonomimizi irdeleyen bir araştırma)
5) Gelinciğe Konan Sivrisinek. (şiir kitabı- basıma hazırdır)
6) Hikâyeler yayına hazırlama aşamasındadır.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!