Issız çöle kurdum yine çadırı
Bana çok mu gördün iki satırı
Seni seven kalbin yok mu hatırı
Sevgimin hatırına dinle derdimi
Göz yaşlarım tane tane dökülür
Ne bir sevdiğim var ne bir yaranım
İçmedim sofrada kaldı ayranım
Fatma bana ben Fatma'ya hayranım
Kızlarıma hasret koydun İstanbul
Gece yudum yudum zehir içirdin
Ne gündüzü belli ne de gecesi
Günleri belirsiz şu İstanbul'un
Gülenler olsa da ağlar nicesi
Her yanı karadır şu İstanbul'un
Eksozu bacası havayı boğar
Dolaştım dağları indim ovaya
Ben senden vefalı yar bulamadım
Gezdim gurbet eli döndüm sılaya
Ben senden vefalı dost bulamadım
Dinledim sohbeti dersimi aldım
Zaman bir su gibi kıvrılıp akar
Bir kıvılcım büyür dünyayı yakar
Gözlerimden bulgur bulgur yaş akar
Akan gözyaşları durur mu bilmem
Sel olur gönlümden akar feryatlar
Gurbete açılan her kapının arkasında acı bir ızdırap
Derin bir yara vardır gönüllerde
Acı bir rüzgar eser kavurur
Taze tomurcuklanmış sevgi filizlerini
Yalancı bir baharda açılan çiçekler gibi
Solar yıpranır umutlar
Bu gün yine akşam oldu
Kuşlar yuvasına döndü
Baharda güllerim soldu
Yazma kalem dertlerimi
Kuşlar ince dala konar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!