Sekseninde Bir Kadın Şiiri - Yorumlar

Meneviş Köylü
51

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Sekseninde Bir Kadın (Menevşe Köylü)


Bir kadın
Sekseninde
Bisiklet üstünde geçer sokaktan
Nereden gelir

Tamamını Oku
  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin 28.07.2010 - 20:16

    Evet sizler neden bőyle, sade ve Tűrkçenin akıcı, belki basit ama anlayana oldukça derin anlamlar verecek, şiire şiir diyesiniz ki? Sekseninde bir kadın dűşűnűn Tűrkiyemizde ve bisiklet sűrűyor, űşűmeden sokaklarda! Şiirsel bazda da bu dahi yeter insanı dűşűndűrmeye! Dikkat edin sőzűm herkese değil… Kimi Araplaşmanın, Farslaşmanın őtesine gidememiş ve şiire imge yűkleyeceğim diyerek zırvalamanın őtesine gidemeyen şairler bunu ne anlar ki?
    Neyse saygıyla…

    Cevap Yaz
  • Onur Bilge
    Onur Bilge 28.07.2010 - 19:33

    Kuru üzümden pekmez sıkmaya çalışıyorsunuz.

    Sinekten yağ çıkarmaya...

    Yazdıklarınız daha çok şiir...

    Bu ise an saptaması... Gerçek veya düşsel...

    Netice: Hatice...

    Geldi geçti. E, sonra? HİÇ... HİÇ + HİÇ = HİÇ...

    Ne verdi bana? Elde ne var? HİÇ...


    Cevap Yaz
  • Can Yiğit
    Can Yiğit 28.07.2010 - 16:46

    Kimi yorumcu yeni bir dil yeni bir söylem demiş:Hangi yeni dil,hangi yeni söylem
    Ece Ayhan yeni bir dildi
    yeni bir söylemdi
    metin eloğlu yeni bir dildi
    can yücel yeni bir dildi
    yeni bir söylemdi vs vs.....
    Duyarlılık desen fosilleşmiş bir duyarlılık-kötü manada değil eskimiş manasında-
    Kimi yorumcu gerçeklikten dem vurmuş
    Şair gerçeği alıp -yada her neyiyse- onu şiirin gerçekliğine dönüştürmüyorsa
    ne yapayım ben o gerçeği
    estetik yaşantı oluşturamamış
    Kimi yorumcu benim o anıma ve beni o ana getiren hatıralra vakıf olmayan hiç kimse bu iç geçirmeye yorum yazamaz.

    diyelim ki o anlama vakıf olamadık,anlamın dışında şiir ne veriyor okuyana
    şiir dil işiyse eğer

    Cevap Yaz
  • Mehmet Özdemir
    Mehmet Özdemir 28.07.2010 - 16:46

    Bu bir şiir değildir..
    Yerli değildir..
    Bu topraklara ait değildir..

    (Oryantalist bakış desem mi acaba…)

    Yorumcular çok uğraşıyor..
    Acaba nasıl inandırsak bunun şiir olduğuna…
    Ya da “bu görünen anlama aldanmayın…düşünceyi saklamış..”
    “Şiirin arka planındaki anlamları bir görseniz dudağınız uçuklar..”
    Ya da olmadı Cumhuriyet kadını, Atatürkçülük vs. nutuklarla açığı kapatırız telaşı… ne alakası varsa…
    Sayın şair büyüksünüz valla… sizi savunmak adına neler çekti yorumcular…
    Bazıları da kılıf bulamayınca “bu en zayıf şiiri, lütfen seçki kurulu başka şiirini assın.”.
    “Çok güçlü şiirleri var…” nerede ?

    Şiir olmayınca bir şiir dili de olamaz….

    Yeni bir şiir dili ?.. hayırlı olsun.. şaire ve yorumculara…

    Sinema dili var… katılıyorum..

    Cevap Yaz
  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin 28.07.2010 - 16:43

    “Hic Birseyimim” ..Rumuzunuz bőyle ve aynen olduğu gibi yazdım.. Kimi kendini ciddiye alan insanlar, internet Tűrkçesi ile (Tűrkçe karakterlerden yoksun) yazı yazdığında dàhi, der ki bağışlayın şundan bundan yoksunum. Siz ‘Hic Birseyimim’ rumuzunuzun belirttiği gibi ‘hiç bir şey olamamanın’ ezikliğini burda bizle paylaşma yerine, bir şeyler bulmaya yőnelseniz daha iyi olmaz mı? Siz kendinizi ciddiye almıyorsanız, şimdi, bu yorumunuzu kimin ciddiye almasını bekliyorsunuz ki? Siz tipte olanlara şu tanım belki tam gerçeği yansıtıyor olsa gerek: ‘Edebiyat dűşmanları – ‘İnsanlık ve edebiyat anlayışı yozlaşmış tipler’. Umarım Antoloji sizleri çőplűğe atar ve kendi bűnyesinde edebiyat yozlaşmamasına bir nabze katkı sağlar.

    Cevap Yaz
  • Hic Birseyimim
    Hic Birseyimim 28.07.2010 - 14:40

    sair bir kac satir siir yazmis, okuyanlar destan karalamis yorum namina ... :))

    ya benim siir anlayisim iyce körelmis yada siirin evlasindan anlayacak ser kalmamis ademoglunda.... cok basit, tadi tuzu olmayan bir kac satira bunca nagmeyi dizelemenin gerekcesi elbette vardir... sahsima muamma o baska :)

    Cevap Yaz
  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin 28.07.2010 - 14:10

    Bu kadar açık ve berrak..halkın her kesiminin anlayacağı sade ve gűzel…Şiir ve şair..ikiside bir biriyle uyum içide…

    Ve şiire tabii ki, içerik bakımından, herkes kendi dűnyası ve yaşamda olan tanısı, tecrűbe ve algısıyla bakıyor..
    Benim ki ise şőyle.. uzun seneler Hollanda da yaşadım, Avrupa'nın pek çok űlkesin de bulundum..Oralarda az değildir gerçeğinde 70 – 80 lik bisikletli kadınlar. Hatta alış verişine kadar bisikleti taşıma aracı kullanasıya kadar…
    Siyasi ve ‘egoislik-bireysellik’ őlçűtlerinde batı toplumunu yerden yere vuralım, ama kadın őzgűrlűğűnde, eşit, uzun ve solider yaşamda, medeniyette Arap űlkleri ile Tűrkiye’nin Avrupa’dan çok őgrenecekleri var…Vu bu yolda Cumhuriyet kadını gerçekten çok yol kat etmiş durumda…Onuryla yol almaya solider ve yurt savunmasında kağnıdan başladı..şimdi bisikletle yol alıyor; eserek ve onda gűç bularak őzgűrce.. İlerlemenize o yolda saygıyla… başımız őnde biz erkeklerin…

    Cevap Yaz
  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva 28.07.2010 - 13:29

    Sekseninde Bir Kadın (Menevşe Köylü)

    Şiirin adından belli, şair kendini anlatmış, seksen yaşındakı kadın
    parantez içerisinde verilmiş zaten.
    Şair düşünceye dalmış, kırk sene sonrasını hayalinden geçiriyor,
    'soğuk ve yağmurlu günlerde' derken yalnız ve gözleri yaşlı demek istemiş.
    'O üşümez' o Menevşenin düşlerindeki 'Menevşe.'
    Onun yerine kendisi üşüyor.
    Neden? Çünkü sevgilisinden ayrılmış ve 'kırk sene' sonra da kimseyi
    seve bilmeyecek, onu üşüten de yıllar sonrakı yalnızlığı
    Ağzındaki sigaraya gelince, son görüşünde sevgilisinin unutmuş olduğu
    sigara olabilir, bisiklet de aynen onunla bağlı hatıralardan biri olabilir.
    Aşağıdaki şiirde sigaranın hikayesi var.

    Havam Olsun

    Hani o ekmek koyduğumuz yer var ya
    İşte orada
    Bir paket sigaran kalmış açılmamış
    Seni görmüş kadar sevindim görünce
    Yakıyorum arada bir ondan
    O markaya başladığımdan değil ha
    Havan olsun evde diye hani
    Hiç olmazsa biraz
    Havan olsun

    (...bu şiir sana.)


    Menevşe Köylü


    Şiirden anladıklarım bunlar.
    Tebrik ediyorum günün şairini.

    Cevap Yaz
  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa 28.07.2010 - 13:07

    'Kağnılar gidiyordu

    Akşehir üstünden Afyon'a doğru'

    (Nazım Hikmet,Kuvayı Milliye Destanı)

    Hemen içimiz burkuldu değil mi? Çünkü o görüntüyü

    gözlerimizin önüne milyon defa getirdi

    televizyonlar.Zaten hikâyesi malum; iki dizede

    yaratılan tek bir görüntü, bütün bir Kurtuluş

    Savaşı'nı

    iliklerimize kadar hissettiriyor; en azından ben böyle

    hissediyorum.

    Gelelim Menevşe Hanım'ın şiirindeki kahramanın

    gerçekliğine:

    Arkadaşlar, bildiğim kadarıyla Menekşe Hanım

    Eskişehir'de yaşıyor; bendeniz de yirmi yıldır

    buradayım.Eskişehir halkı Türkiyedeki başka

    yerlere pek benzemez.Vatan çapında çapul devam

    ederken, bunlar o çapula itibar etmez; başlarına ne

    gelirse gelsin tercihlerini hep medeniyetten yana

    kullanılırlar.Gerek yaşam biçimleri gerekse

    çoğunun kökeni Avrupa olması hasebiyle,bizim pek

    aldırmadığımız konulara önem verirler.Üç metrelik

    yolda dakikalarca kırmızı ışığı beklerler sabırla; en

    fakiri bile üstüne başına çok dikkat eder, tiril tiril

    giyinir,temizdirler; sokaklarda kavga gürültü

    göremezsiniz Eskişehir'de.Okuma yazma oranından

    tutun da bisiklete binme alışkanlıklarına kadar

    birçok Avrupai davranışta Türkiye ortalamasının

    çok üzerinde verilere ulaşabilirsiniz burada.Yani

    demem o ki,Eskişehir'de hanımlar bisiklete

    biner; kapıcının karısı minibüs kullanır ve o

    minibüsle süt satar tek başına (sütçü fantezilerine

    inat :)) ,motosikletli kızlar geçer yanınızdan en

    bıçkınından...


    Menekşe Hanım bu sahneleri çok görmüştür

    sokağında; hatta bu ihtiyar teyzeler, inadına

    Atatürkçü,inadına Cumhuriyet kızı olmakla

    övünürler.Yalnızca varlıkları bile şiir değil midir bu

    aydınlık kadınların.Sizler Türkiye'nin plajlarında

    dahi yaşmaklı, kaderine razı, nur yüzlü ihtiyar kadın

    görüntülerine alışkın olduğunuz için bu şiirdeki

    kahramana ısınamadınız.Gelin Eskişehir'e, gezin

    kenar mahalleleri; sabahları bisikletiyle gazete

    almaya giden ay yüzlü Tatar hanımlar,kumral ve

    mavi gözlü endamlı muhacir teyzeler,manav(yerli)

    ablalar görürsünüz.Kimi işine de bisikletiyle

    gider.Eskişehir düzayaktır efendiler,sokakları

    sardunyalı pencerelerle doludur.Kadını, erkeğine

    eşittir burada ve böyle görüntüler olağandır,gamsız

    ve ağzında cıgarasıyla ufka bakan, kendine

    güvenen, sekseninde bir ninenin bisiklet kullanması

    bana göre şiirin hasıdır.Ha siz hâlâ 'Aman öleceğiz

    de mezara gireceğiz,börtü böcek yiyeyecek anam

    beniiiii! ' türünden ağıtlarda ısrarlıysanız, bu türden

    yaşam kokan sahnelere ısınamazsınız:'Vay zındık,

    namaz kılacağına cin atına biniyor bu yaşta

    bunak! 'türünden suçlamalarınıza devam

    edersiniz.Saygılar abiler

    (Sayın Ulviziya Bey,
    öncelikle, yazım yanlışım için yaptığınız uyarıya teşekkür ederim; malum köy çocuğuyuz,ne kadar dikkat etsek mutlak bir yerlerden yerel söylem kaçıyor.Ama şu saldırgan jargonunuzla da nereye varmayı düşünüyorsunuz merak ediyorum.Yaş kemale ermiş hocam engin olun biraz,yukarıda Allah var,sevmez mağrur adamı. Kaldı ki Erzincanlılar mütavazi adamlardı benim bildiğim,ne oldu orayı da mı cinciler çarptı? Saygılar efendim.'

    Cevap Yaz
  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara 28.07.2010 - 13:01

    yeniyi seven yeni bir dil, yeni bir söylem..Bu şiirden etkilenişimi, günün şiiri olmadan belirtmişim şiirin altına..Yeniden tebriklerimle..

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 59 tane yorum bulunmakta