Geç düşer İstanbul'a kar
lâkin rûha erken
yaşayanlar birer zombi gibi
âşktan sevdâdan bîhaber
soğuk gaddar nefessiz yaşar
yan masada bir adam
içinin tüm gemilerini limanlarını yakmış
çıkmış gelmiş
sanki içi hiç soğumamış
hiç üşenmemişte
kalkıp bir daha yakmış
ne içinde ne de dışında zerre kül bırakmamış
üstü başı
eli ayağı
hâlâ kesif kesif benzin yangın kokuyor
o kadar yani
çekmiş bir sandalye oturuyor
sağ bacağı sürekli lerzan ama
ziyâdesi ile öfkeli
ne çay içiyor ne kahve
tespih çekiyor
bir de yarım sigarasını
ağır
kederli mi kederli
adama göre
kadının sekreter kuşu gibi bacakları var
geldi
adamın yaşı kadının tazeliği baharı var
Allah'ım Allah'ım
fıkır fıkır
üzümgüneşi
alımlı mı alımlı
bakımlı mı bakımlı
kazan kazan kaynıyor
güzel bir kadın
Allah'ı var
geldi oturdu dişi kaplan gibi tam karşısına
attı uzun bacağını diğer çıplak bacağının sırtına
adam yüzüne bakmayarak
başı önünde yalımlı ayazlı bir sesle
kaç yüzün var senin dedi
kadın bastı derinden kahkahasını
biriktirmiş besbelli
yüzüme bakmıyorsun ki kocam dedi
haksız mıydı kadın
zîra Allah'ı vardı
haklıydı
güzeldi
kaldı ki o yüze bakılmaz mıydı
adam gerçekten sekreter kuşunun kocası mıydı
öyle içten
kocam dedi
bu kez adam hafif kırık belini doğrultarak
ve de toparlanarak
kalbini tam olarak göremediğime göre
hiç olmazsa aslolan haliyle
hiç olmazsa bir kere ulan bir kere
yüzünü göster dedi
nerelerdeydin dedi
telefonlarıma neden bakmıyorsun dedi
bu kez yüzüne bakarak ama
adam haksız mıydı
bu durumda
bal gibi de haklıydı
mezarlık ağaçları gibi
mezarlık çiçekleri gibi
hüzünlüsün dedi kadın
nedir lan bu halin dedi
hiçbir şey olmamış gibi
belli ki kadın ters psikolojiyi iyi biliyor
karakteri de gayet baskındı
ama ulan ve lan kaba çirkin barbar
ikişer beşer argo kelimeler değil miydi
kadın dedi çok acıktım
kış uykusundan kalkmış ayı gibi kurt gibi aç
ama kurtlar kış uykusuna yatmazdı ki
neyse burayı geçelim dedim
bir şeyler yiyelim dedi kadın
adam ben tokum sen ne istiyorsan söyle ye dedi
ama zehir zıkkım olsun der gibi dedi
belli ki adam sâdece terütâzeye acıkmıştı
dedim kendi kendime
adam hem cömert hem pinti
kadın sipârişini verdi garsona
sipârişi koştur koştur geldi
çok acıkmıştı kadın
tıpkı çizgili sincaplar gibi yemek yiyordu
biraz daha zorlasa neredeyse avurdunu delecekti
yoksa gerçekten kış uykusundan mı kalkıp gelmişti
şaşırdım
düşündüm
hak verdim
evet kurtlar da kış uykusuna yatardı
nasıl yatmazdı
kadın gayet haklıydı
kadın fakirdi adam zengin
veyâhut adam fakirdi kadın zengin
martılar camları berbat etmiş
ne çok iyi
ne çok kötü
gün ortası bir manzaram vardı
martı gübresinden de acaba dinamit yapılır mıydı
beni aldatırsa aldatsın dedi başka bir kadın
yine kadın arkadaşına
hatta çokta.. dedi
kıkır kıkır gülüştüler sonra
başka bir yan masada
canıma minnet dedi
üzerime vazife bildiğim
mavi ayaklı sümsük kuşunun
yükü ölüsü kalkar bedenimden dedi
şaşırdım
adam fakir miydi çapkın mıydı ölü müydü
bilinmez
gerçekten de karısını hiç aldatmış mıydı
zîra her kadının bacaklarının arasında
bir kaplan yaşamaz mıydı
beslemezsen avlanmaya çıkmaz mıydı
bu erkekler için de aynı şey değil miydi
kadın hele şükür
çok şükür doydu
bol şekerli kahveleri geldi
karşılıklı sigara yaktılar
telâşlı ve heyecanlı hatta birbirlerine üflediler
kadın durup dururken bir anda
yarı dudak yarı yanak
ortaya karışık
şap diye ulu orta kahveli öptü mü adamı
müşteriler iştahlı o öpüşe bir bakış attı mı
attı
sonra boyun kırarak
yemelerine içmelerine devam ettiler
tövbe tövbe
hay.. süphânallah hesabı
adam gevşedikçe gevşedi bu kimin umurundaydı
adam gemileri limanı tüm zararı ziyanı
ille de ille zamanı
sineye çekmiş
çoktan kederini derdini unutmuş uzaklara gitmişti
zira kadın güzeldi
Allah'ı vardı
adam haksız mıydı
kalktı gittiler sarmaş dolaş
hesabı kısa göbekli çirkin kel adam verdi
diğer kadın
hâlâ sümsük kocasının gırtlağına
ha bire kör bıçağını çalmaya devam ediyor
sürekli arkadaşına şikâyet ediyordu
bir yandan da hem arkadaşı hem kendi
keyifli keyifli tıkınıyor
bir türlü dedikodu tünelinden çıkamıyordu
haklı mıydı
haksız mıydı
acaba
adam
gerçekten karısını hiç aldatmış mıydı
23 Kasım Cuma 2018
Macit KuruçayKayıt Tarihi : 23.11.2018 21:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!