Bilmezdim, erenler bile severmiş
Deli derler böyle yerde erene.
Güzel diye gönül verilen yermiş,
Yazık bu şehire gönül verene!
Yetmişikibuçuk millet arası,
Kıyamet mi bilmem, nedir burası?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bütün kötülükler çıkmış meydana
Bir de alkış görmüş zalimden yana
Terketmiş meydanı iyilik ona;
Yazık bu şehire gönül verene!
Duygu yüklü şiirinizi
begeniyle okudum
İstanbul'u anlatmışsınız gibi geldi bana. Ben de kaçmaya çalışıyorum ama galiba burada öleceğim. Muhtelif ağaçlarla gölgelenmiş, içinde kedilerimin cirit attığı kamelyalı ve mis kokulu büyük bir bahçenin tam ortasında tek katlı şirin bir evim hiç olmayacak. Ya bu şiir nereden çıktı karşıma. Hüzün çöktü birden içime. Ama yapılacak bir şey yok. Hayal kurmaya devam. Tam puanımla kutluyorum.+ant
TEBRİKLER ÜSTAD!
ZAN EDİYORUM İSTANBULDAN BAHSEDİYORSUNUZ. YALNIZ BİRAZ DA İYİ TARAFLARINI GÖRMEK, ONA GÖRE DEĞERLENDİRMEK GEREK DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
ÇOK AKICI VE GÜZELDİ.
100+ANTO.
SEVGİ VE SAYGIYLA..
Dost yoğunluğum nedeniyle çoktan sayfanıza uğrayamadım sizi okumak mutlu etti
K...U...T...L..U...Y...O...R..U..M
U....U......................................
T........T..................................
L..............L.............................
U.................U.........................
Y.....................Y.....................
O.........................O................
R.............................R............
U....................................U
M.......................................M
Ah Turabi'm, gayrı burda kalınmaz;
Yazık bu şehire gönül verene! ..
İzmir, Temmuz 1987
Abdullah Hamza Turabi
BU GÜZEL ŞİİRİNİZ İÇİN YÜREĞİNİZE SAĞLIK KUTLARIM SİZİ KALEMİNİZ DAİM OLSUN SAYGILARIMLA +10 PUAN
Kokuda zengindir, gürültüsü bol
Garibe vermezler geçecek bir yol
Haşa zengin Tanrı, fakirler de kul;
Yazık bu şehire gönül verene!
Kutlarım duygularınızı dile getiren yüregi, Allah yoksula garibana yardım etsin, zengin kodamanlara da insaf versin Amiiin.
İzmir yazıyor ama İstanbul için de aynı şeyler söylenebilir. İnanın gülü çiçekçilerde görebiliyoruz. Hengamesi de baş döndürüyor. Kutlarım...+10
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta