Zaman bir su misali akıp geçiyor dostum,
Bu yaşta eleğimi bende duvara astım.
Biliyorum zamanın durmaya niyeti yok,
Belimdeki ağrıdan kimsenin haberi yok.
Gücüm yetmiyor artık direneyim zamana.
Tarihin ivmesinde bir efsane masalsın,
Antik çağlardan gelen bizlere bir mirassın.
Durağan bir sır gibi zaman ve mekân sende,
Çağlayanlar gibisin akarsın her nefeste.
Efsunkâr bir kalenin yamacında kuruldun,
Özlem çeken şu kalbim atışları yoruldu.
Kavuşmak hasretini ah çekerek yoruldu,
Bir çare aramanın bundan sonra beyhude,
Olduğunu bilirim takat kalmadı bende.
Bütün gizli derdimi yüreğimde sakladım,
Yokluğunda teselli bulamam ki odada,
Deli ediyor beni avunurken bir yanda.
Seni arıyor gibi durmak beni yoruyor,
Yoksun diye her gece bu beni çok üzüyor.
Bu gecede aradı seni çokça gözlerim,
Sensiz geçen yıllarım hüzünle geçti inan,
Yaşadığım yıllarda boşlukta geçti zaman.
Karşındayım şu anda tertemiz yüreğimle,
Tükettim yıllarımı sana bu hasretimle.
Dipsiz bir kuyudayım zaman geçer mi sandın,
Toprak hayat kaynağı yağmurla canlanıyor,
Yağmur yağınca toprak onunla uyanıyor.
Açıyor bahçemdeki rengârenk güzel güller,
Aşka davet ediyor gül dalında bülbüller.
Yağmurla hayat bulur bütün canlılar gibi,
Sensizim hüzündeyim acı var yüreğimde,
Sabrım tükendi artık ömrümün bu deminde.
Seni arzuluyorum gönlümde bir sevdasın,
Bendeki özleminle yüreğimde yarasın.
Uzanan ellerimden tutmanı istiyorum,
Bu gece hava soğuk karanlık sarmış beni,
Ürküten düşünceler hayaller sarmış beni.
Dört duvar arasında beynimi kemiriyor,
Fırtınalar içinde zamanım zor geçiyor.
Yılları heder ettim kalmadı bende takat,
Sevgiye davet için el ele tutuşalım,
Buna takviye için göz göze bakışalım.
Sevgililer süslensin güller ve çiçeklerle,
Sevgi sunun herkese elden ve demetlerle.
Kırlarda dolaşmamız bir davettir sevgiye.
Özlem çekenleri bilmek istersen,
Yakup hasretine ortak ol yeter.
Yusuf’un hüsnünü bilmek istersen,
Çöllerde sahrayı dolaşman yeter.
Eyüp’ün sabrına hak vermek için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!