İnebolu’dan çıkıp, koyulunca yollara,
Ufukta görünür mü? Bilmem ki Kastamonu,
Kağnısında cephane, ayağında çarıkla,
Bulunur mu bilmem ki! , aç karna Kastamonu.
Yürüdün de dağları, çiğnedin İmanınla,
Dilinde Allah adı, Tekbir ve Bismillah la,
Kağnındaki bebeği, akıncı edasıyla,
Hürlüğe çıkan yolun, yürüttün dağlarında.
İstikamet cephedir, deyip düştüğün yolda,
Sen ki aman dilettin, geçit vermez dağlara,
Düşmanları titrettin, üşüyünce soğukta,
Yeri göğü inlettin, vatan diyen bağrınla.
Karlar yağdı üstüne, karanlık, puslu hava,
Ak ellerin dondu da, dur demedin kağnıya,
Aldırış etmedin sen, dondurucu soğuğa,
Mehmetçiğe umudu, taşıyorken sabrınla.
Söyle hangi kalemle, yazayım bacım seni,
Hangi soba başında, anayım bacım seni,
Sen donarken dağlarda, ufacık bebeğinin,
Hangi bağra sarayım, minicik ellerini.
Bil ki sen üşüyünce, alevlendi ocağım,
Bil ki sen yürüyünce, dalgalandı sancağım,
Can verirken uğrunda, hilal kaşlı bayrağın,
Bir şanlı toprağına, gömüldün yıldızının.
Kanın bezine aktı, benzin çağlar göklerde,
Mezarını arayan, nasıl bulur yerlerde,
Sen ki saraylar kurdun, vatan diyen gönülde,
Sen ki ölümsüz oldun, şimdi gürsün dillerde.
Cepheye giden yolda, bir dakika durulmaz,
Şehit Şerife Bacım, öğrendik seferinle,
Vatanı zorda olan, bebeğini uyutmaz,
Zora düşerse vatan, koşarız öğütünle.
İnebolu’dan çıkıp, koyulunca yollara,
Tıpkı ecdadın gibi, geri dönme Mehmet’im
Ellerin üşüyünce, sarıl kızıl bayrağa,
Vatan diri olmadan, sakın düşme Mehmet’im.
Düşün şanlı geçmişi, kanın sinsin bezine,
Bayrağa sarılmadan, döşek serme Mehmet’im,
Öyle bir ecdat var ki, bıraktığın geride,
Ne gözyaşı ne yasla, anlatılmaz bilirim.
Şimdi serin gölgesi, yurt olmuşsa bayrağın,
Şerife Bacıların, o donuk ellerinde,
Kızılında ısınıp, baharında kışının,
Terk edip gitme sakın, dalgalansın göklerde.
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 19:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!