Dokuz ay boyunca karnında taşıdın,
Kınalı kuzum diye sevdin okşadın,
Geceni gündüzü onunla yaşadın,
___Ne çilelerle yirmi yaşa getirdin,
___Cana can katın,tüm ömrünü yitirdin,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şehitsin oğul sana şehit diyorlar,
Hakk katında şehitler ölmez diyorlar,
Öyle hikmet ki,hiç çürümez diyorlar,
___Artık cennet senin,ne mutlu sana oğul,
___İç cennet şarabı kana kana oğul,
Böyle saygı ancak büyük Hakk'a gerek,
Şefaatçıya o büyük zatta gerek,
Senin gibi toprakta yatana gerek,
___Sen hazreti Hamzaya komşusun oğul,
___Orda dilediğini bulursun oğul,
Şimdi neyleyim hangi yana gideyim,
Ah bu derdimi hangi dağa gömeyim,
Ah ciğerparem oğul bendemi öleyim,
___Seni artık rüyadamı görecem oğul,
___ Bu ızdırabı nasıl çekecem oğul
fatma hanım;
şehitlik mrtebesini ve şehitlik kavramının ne kadar önemli olduğunui anlatan akıcı ve duygu yüklü yüreğinizin sesi olan bu güzel çalışmanızı beğenerek okudum.. şehitlerimize rabbimden rahmet diler yerleri cennet mekan olsun efendim.
kutlarım saygın kaleminizi ve sevgi dolu yüreğinizi..tam puan 10..akçaydan selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz
fatma bacımı zuhal yıldızında seçilen haftanın şairi sıfatından dolayı yürekten kutlar başarılarının devamını dileyerek bu güzel şiirini tebrik ediyorum
Bu duygu yüklü şiirinizi tamda zamanında yüreklerimizin 17 parçaya bölündüğü anda okudum ve gerç.ekten çok etkilendim.
Anaların diliyle ne de güzel anlatmışsın tebrikler bacım.
Selam ve dualarla.
Seyfeddin Karahocagil
Şimdi neyleyim hangi yana gideyim,
Ah bu derdimi hangi dağa gömeyim,
Ah ciğerparem oğul bendemi öleyim,
___Seni artık rüyadamı görecem oğul,
___ Bu ızdırabı nasıl çekecem oğul,
Onlar bizim anlayamadığımız bir şekilde yaşamaktadırlar. Toprak evliyanın, enbiyanın, sulehanın, sıddıkların, şehidlerin bedenini çürütmez.Dolayısıyla, evliya da enbiya da şehitler gibi hayattadırlar, lakin, biz onları göremeyiz. Kutluyorum, şiir yazan elleriniz var olsun. Selamlar.
Dokuz ay boyunca karnında taşıdın,
Kınalı kuzum diye sevdin okşadın,
Geceni gündüzü onunla yaşadın,
___Ne çilelerle yirmi yaşa getirdin,
___Cana can katın,tüm ömrünü yitirdin,
Şanlı bir törenle hem asker eyledin,
Gizli gizli göz yaşını sel eyledin,
Kuzum diye saçına kına eyledin,
___Allah'ım koru diye dua eyledin,
___Gece gündüz el açtın niyaz eyledin,
Yazık hain bir kurşuna yenik düştü,
Üzerine ay yıldız bayrak örtüldü,
Şanlı bir şeref ile dünyada göçtü,
___Kınalı kuzum,şimdi neyleyim oğul,
___Söyle şimdi bendemi öleyim oğul,
Melekler naaşı güllerler donattı,
Gül kokulu ruhu cennete boylattı,
Ana yüreği acı ile dağlattı,
___Hain kurşun sana nasıl kıydı oğul,
___Hangi it seni bu hale koydu oğul,
Şehitsin ismin yazılı gül yaprakta,
Al kanın saklı ay yıldızlı sancakta,
Anan baş ucunda sen kara toprakta,
___Bu acıya nasıl dayanayım oğul,
___Yokluğunu nasıl unutayım oğul,
Şehitsin oğul sana şehit diyorlar,
Hakk katında şehitler ölmez diyorlar,
Öyle hikmet ki,hiç çürümez diyorlar,
___Artık cennet senin,ne mutlu sana oğul,
___İç cennet şarabı kana kana oğul,
Böyle saygı ancak büyük Hakk'a gerek,
Şefaatçıya o büyük zatta gerek,
Senin gibi toprakta yatana gerek,
___Sen hazreti Hamzaya komşusun oğul,
___Orda dilediğini bulursun oğul,
Şimdi neyleyim hangi yana gideyim,
Ah bu derdimi hangi dağa gömeyim,
Ah ciğerparem oğul bendemi öleyim,
___Seni artık rüyadamı görecem oğul,
___ Bu ızdırabı nasıl çekecem oğul,
**********
BU ESERİN YURT SEVDALISI YÜREĞİNİ KUTLUYORUM....BENİM BİLGİSAYARDAN BİR KEZ PUAN VERİLMİŞ BU SAYFAYA.BU SEFER GÖNÜLDEN PUANLARIMLA ŞAİR KALEMİNİ KUTLUYORUM.
Ne mutlu o analara ki; kendilerine şefaatçi olacak evlatları var.
Tebrik eder, selam ve saygılar sunarım...
Duyarlı yüreğinizden şehid analaqrı için dökülen bu güzel mısralarınızı Duygu seli içerisinde okudum. Tebriklerimi ve saygılarımı sunuyorum.
Selam, saygı ve dua ile
Seyfeddin Karahocagil
TEŞEKÜRLER EMEK VE AYIRDIGINIZ ZAMAN BİZE SUNDUKLARINIZ İÇİN SAĞOL VAROL
Fatma Alageyik
kutlarım şehidi yazan kalemi
kırarım bölücü azan kalemi
severim inciler dizen kalemi
fatma kalemini alkışlıyorum...
Bir damla kanın cennete yeter
Ummanlar aştırır, Resule gider
Hakkı menun eder, Gül' ü hoş eder
Sen toprağın bağrında rahat yat oğul
Biz bu güzel vatana kurbanız oğul.
Kaleminiz daim olsun. Yüreğine sağlık.tam puanımla.
küçük bir düzeltme;
Cana can katın,tüm ömrünü yitirdin, mısrasndaki katın, sanırım kattın olacak.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta