Vatanıma göz dikenlere
Göğsünü gerip siper ederek
Teslim ettin ruhunu Hüda’ya,
Sen giderken Cennet-i Âlâ’ ya
Ardından yollara döküldük
Hüznün ateşini yakıp
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Devamını Oku
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Gönülden tebrikler kaleminize yüreğinize sağlık
Mesut Özbek
Harika diline saglık
İzleyiciler bu kadar etkileniyoruz, ailelerinin durumunu düşünemiyorum. Bu durumda baş ne kadar dik tutulabilir ki?
Tebrik ediyorum.
HER YÖNÜ İLE MÜKEMMEL ,YÜREKLERE SES OLAN BİR ŞİİR.KUTLARIM SİZİ.
yüreğinize sağlık.
Vatanıma göz dikenlere
Göğsünü gererek siper edip
Teslim ettin ruhunu Hüda’ya,
Sen giderken Cennet-i Âlâ’ ya
Ardından yollara döküldük
Hüznün ateşini yakıp
Resmini duvara asıp
Maziye bakıp bakıp
Sen giderken ardından yollara döküldük.
Avuçlarımda tutarak,
Kahpece sıkılmış kurşunu
Düşmana gösterip dik duruşumu,
Durdurarak kalbimin vuruşunu
Sen giderken ardından yollara döküldük.
Anlattım şehit düştüğünü yavruna,
Yaslandım sonra camii duvarına
Bekleyip konmanı top arabasına
Sen giderken ardından
Son kez sarıldım al bayraklı tabutuna.
Duyarlı yüreğinizi kutluyorum. Yüreğinize, emeğinize sağlık.
Anlattım şehit düştüğünü yavruna,
Yaslandım sonra camii duvarına
Bekleyip konmanı top arabasına
Sen giderken ardından
Son kez sarıldım al bayraklı tabutuna
Artık al baylarklı tabutlara sarılmayı Allah nasip etmesin,onları o genç mehemetleri bağrımıza basalım,onların ançak diyorumki söz konusu Vatan ise hep birlikte ölelim.Yüreğinize emeğinize ve duyarılığnıza saygı duyuyorum.
yüreğine sağlık dostum. Ne yazıkki birileri tavşana kaç, tazıya tut diyor olan genölere oluyor. Mesle şehidi görmekte, ağlamakta değil, nedenini bulup o bataklığı kurutmakta..
??????????????????????????????????????????????????????????????????
ABD DE SEÇİMLERİ OBAMA KAZANMIŞ. BİZİM BAZI ENTELLERDE BİR SEVİNÇ BİR SEVİNÇ Kİ SORMAYIN.SANIRSIN Kİ ABD DE DEVRİM OLMUŞ. VAY EFENDİM ADININ BİRİ HÜSEYİNMİŞ, ZENCİYMİŞ ( YAHU KONDALESE RAYS DA ZENCİ AMA IRAĞA KAN KUSTURANIN BAŞINDA GELİYOR) , DEDESİ, BABASI MÜSLÜMANMIŞ (İŞİN GARİBİ MÜSLÜMAN DİYENLERE KABENİN YÖNÜNÜ SOR , YADA BİR AYDA KAÇ REKAT NAMAZ KILDIN DE; 32 FARZI SOR ALTISINI SAYAMAZ, BİR DE ENTEL KURNAZLIĞIYLA : BENİ SINAVA MI ÇEKİYORSUN DER)
YAHU SADECE DEĞİRMENCİ DEĞİŞTİ DOSTLAR, DEĞİRMEN YERİNDE DURUYOR........
BU KAFAYLA
YİNE SEN SÖMÜRÜLMEYE, SÜRÜNMEYE; KÜRDE KAÇ, TÜRKE TUT DİYECEK VE BİRİBİRİNİ YEMEYE DEVAM EDECEKSİN...
iNANIN İNSAN KENDİNİ ABD SÖMÜRGE EYALETİNDE SANIYOR.
ÖYLE MİYİZ YOKSA!
BENDE TEPKİ Mİ ŞİİR SANDIĞIM BİRKAÇ DİZEMLE GÖSTERECEĞİM. UZUN AMA TAHAMMÜL EDER DE OKURSANIZ SEVİNİRİM..... DOST SELAMLAR....
??????????????????????????????????????????????????????????????????????
ÖDÜLLER VERİN İŞBİRLİKÇİLERİNİZE KATİLLERİNİZE, ENTELFAHİŞELERİNİZE
Bir yıl değil
Beş yıl değil
Diyorlar ki:''Diz çök eğil! ! '''
Bir yanlışlık var bu işte.
Bu gidişte bir terslik var
Bu gidiş gidiş değil
Bir yanlışlık var bu işte.
Hiç mutlu etmedi insanı,
Mucitleriniz, icatlarınız;
Hiç mutlu etmedi bizi,
Putlarınız, ilahlarınız.
Ne dersiniz?
Sizce neden dersiniz?
Bir yanlışlık var bu işte:
Geçinirken, dokuz aptal bir kaşıkla;
Herkes daha mutluydu hani.
Baş koyarken dokuz nüfus bir yastığa
Şimdi herkesin kaşığı ayrı
Yatağı da yorganı da var.
Ama ne oldu sanki?
Ne verdik insanlığa!
Bir terslik var bu işte,
Bu gidişte bir yanlışlık var.
Ailenin ve atomun
Çekirdeği parçalanmamışken;
Alırken canları sıtma ve karahumma,
Yani penisilin bulunmamışken henüz;
Güneş, ay ışığı,çıra ve
İdare lambasıyken ışığımız,
Her şey apaçık ortadayken,
Dışa vuracak bir şey biriktirmemişken,
Bu kadar dolu ve şiş değilken karnımız;
Eldeki nasırla,
Akıtılan terle doğru orantılıyken zenginliğimiz;
Nehir akarken,kendi yolunda
Ayıplanmazken ağlamamız, gülmemiz;
Ağladığımızda dağı taşı yırtarken böğürmemiz;
Bir vadi dolusuyken kahkahamız;
İnsanı sokacak kalıplar dökülmemişken henüz;
Okula giden çocuklara,
Aman yavrum, diye başlamazken
Uğurlamamız, güle gülemiz;
Sevdamızı türkülere,
Sevgilimizi güllere,
Çiçeklere serperken;
Ferhat’ı dağlara,
Mecnun’u çöllere düşürüp;
Keremi yakıp kül eden aşk:
Bu kadar kolay,
Bu kadar aciz
Bu kadar ortada,
Yani bu kadar ucuz
Ve bir gecelik değilken henüz;
Daha bir tatlıydı sevda,
Daha kıymetliydi sanki.
Daha bir saygılıydı sevgili.
Gülen yüzümüz,
Gülüşümüzken armağanımız;
Veren elimiz,
Seven yüreğimizken sermayemiz
Daha bir mutluyduk hepimiz.
Bu işte bir terslik
Bir yanlışlık var bu gidişte.
Dikensiz gül bahçemiz var ama
Güllerimiz kokusuz.
Aşımız, ekmeğimiz
Ve aşkımız tatsız tuzsuz
Otoyollar asfaltlar yapılmamışken;
Cilt cilt kitaplar yazılmamışken daha;
Yani plastik icat edilmeden;
Süt şişeye, su poşete girmeden önce yani;
Gökyüzü mavi,
Masmaviyken denizimiz;
Kıyıya vuracak kadar çok değilken pisliğimiz;
Yani diyesim o ki:
Mayınlanmamış,
Tel örgülerle bölünmemişken;
Ülkemizin ve yüreğimizin sınırları.
Marks,
Daskapital’i yazmaya mecbur kalmadan;
Keynes zehirini akıtmadan önce;
Yani, paylaşım
Yani yurtseverlik kitapların
Bilinmeyen sözcükler bölümünde;
Okul kitaplarının en arka sayfasında
Yer almazken imece;
Daha bir günaydınlıydı günümüz,
Daha kardeşçe,
Daha duru,
Daha berraktı düşünce.
Bir yıl değil
Beş yıl değil
Diyorlar ki:''Diz çök eğil! ! '''
Bir yanlışlık var bu işte.
Bu gidişte bir terslik var
Bu gidiş gidiş değil
Bir terslik var bu gidişte.
Hiç insanı mutlu etmiyor
Makineleriniz, verileriniz.
Kimseyi mutlu etmiyor,
Petrol varilleriniz.
Ne dersiniz?
Sizce neden dersiniz?
İnsanı yaşatmıyor
Saniyede attığı mermi sayısı,
Her gün artan silahlarınız.
Hiç mutlu etmedi insanı;
Mucitleriniz, icatlarınız;
Hiç mutlu etmedi bizi,
Putlarınız, ilahlarınız.
Bu işte bir yanlışlık,
Bir terslik var bu gidişte.
Nasıl, niçin;
Sizce neden
Sizce kimden dersiniz?
Şu gazetelerde geçen
Kundaktaki Filistinli bebeğin,
Alnındaki kızıl lekeyi;
Karanfil mi sanırsınız! ?
Hani mesela,
Timsah gözyaşlarıyla izlediğiniz!
Akbabanın başında ölümünü beklediği;
Hani şu fotoğrafçısını kahreden;
Hani şu
Akıbetini merak ettiğiniz;
Yarı canlı, Afrikalı çocuğa
Ne oldu dersiniz?
Başka kanları,
Başka canları da katın sermayenize.
Vietnam, Irak, Kore,
Bilmem ki daha kimleri aldınız listenize.
İki yüz bin Kızılderiliyi,
Hem de öz yurdunda
Öldürmekle başladınız, seri katilliğinize.
1902 yılına kadar
On yılda
Yok edip bir milyon Filipinliyi,
Yani nüfusun altıda birini
Katlederek devam ettiniz serinize.
Şöyle buyurdu: Senatör Bevaridge,
’’Bizi soykırımla suçluyorsunuz:
Onlar Avrupalı değil,
Amerikalı değil bizim öldürdüklerimiz,
Onlar oryantal.’’ Her neyse!
Japonya’da iki yüz elli bin.
Attığınız bomba,
36bin ton TNT
Yani, üç bin altı yüz kamyon
Dinamite eş değerde,
Ve hala etkisi devam ediyor
Yerde gökte
Denizde, toprakta,
Açan çiçekte,
Dökülen yaprakta,
Yeni doğan her bebekte;
En önemlisi
Seven,
Sorgulayan her yürekte
Daha dün Panama: beş bin
Vietnam’da iki buçuk milyon kayıtlı ölünüz;
Irak’ta bir milyon küsur;
Rakam net değil,
Katliniz bitmedi henüz;
Devam ediyor zulmünüz.
Ya işbirlikçilerinizin eliyle katlettikleriniz! ?
Katillerini hep siz eğittiniz,
Hepsinde sizin kanlı elleriniz.
Brezilya’da sayılamıyor,
Binlerce köylü;
Bolivya’da çoğu madenci otuz bin,
Şili’de otuz beş bin ölü,
Binlerce kayıp.
Arjantin: Kaç olduğu belli değil,
Nehirler, göller, yerin altı, yerin üstü ölü dolu.
Kolombiya’da üç yüz yirmi bin;
Guatemala iki yüz küsur bin kayıtlı,
Yirmi bin kayıp.
Küba: Altmış bin
Endenozya: bir milyon
Yetmez mi bunca ayıp?
El Salvador’da yetmiş bin
Kamboçya ve Laos’ta bir milyon
Ve daha milyonlarca sayamadıklarımız.
Artsın diye talanınız;
Şişsin diye göbekleriniz;
Devam ediyor halkını boğmaya,
Köpekleriniz, işbirlikçileriniz;
Devam ediyor kıyıma kasaplarınız,
Cellâtlarınız, tetikçileriniz.
Utanın insanlığınızdan;
Utanabilirseniz,
Eğer utanmayı bilirseniz
Korumak için kendinizi kininden, öfkesinden;
Fili Afrikalıya öldürttünüz,
Deveyi Araba dövdürttünüz.
Şeytana pabucunu ters giydirir,
Oyununuz, entrikanız, ikiyüzlülüğünüz.
Siz ki
Halkın dinini, inancını;
Haçını, kilisesini, mabedini,
Kuran’ını, İncil’ini;
Siz ki
İnsanın rengini, bedenini;
Erkeğin kişiliğini,
Kadının dişiliğini
Kendi pis çıkarlarınız için kullandınız.
Siz ki,
Çürüyen bedeninizi,
Çaldığınız organlarla değiştirdiniz.
Siz ki
Bebeğinizi,
İtinizi, köpeğinizi,
Öldürdüğünüz bebeklerle beslediniz.
Kıtlık,
Ölüm,
Zülüm,
Ve kan.
Ve de sayamayacağın,
Kaydını tutamayacağın kadar
Sakat insan.
Kimse bilmez kopan bacağının,
Çalınan organlarını akıbetini.
İşte bu, sizin eseriniz.
Caniyi titretir,
Şeytanı merhamete getirir;
İşkenceleriniz, zulmünüz.
Katlliğinizle
Caniliğinizle
Maharetinizle
Musibetinizle
Övünebilirsiniz.
Zulmünüzle
Böbürlenebilir,
Kan kusan kalemleriniz
kibirlenebilir;
Kanla yazılmış,
Şerefli tarihinizle;
Övünebilirsiniz.
Şiltler takın
Madalyalar takın generallerinize!
Savaş muhbirlerinize
Ödüller verin entel fahişelerinize!
Ama şu gözlerdeki ışıltıyı,
Şu yanaktaki gülüşü
Söndüremeyeceksiniz.
Öldüremeyeceksiniz
Yürekteki çocuğu.
Bu uzun yürüyüşü
Durduramayacaksınız.
Unutmayın,
Barıştır daim
Her zaman sevgidir,
Son sözü söyleyen;
Döndüremeyeceksiniz.
O çocuğun akıbetini biliyorum,
Ama demeyeceğim,
Bu da size dert olsun
Çünkü
Bu halinizle siz,
İnsan değilsiniz.
Ama
Şunu bilmelisiniz
Annesinin ölümüne sebep olan
Silah Avrupa,
Kurşunu amerikan patentli.
Fotoğrafın kâğıdı da USA antetli.
Japonya’dan, Şili’ye;
Kan kırmızı karanfilden,
Beş sütunlu on tonluk file;
Alacağı var sizden, biliyor musunuz?
Alacağı var sizden,
En basit organizmadan,
en gelişmiş yapıya;
Evrimin gelecek halkasına varana ki
Genlerini bozdunuz;
Yerin, göğün;
Havanın, suyun, toprağın;
Bozulan her hücrenin,
Sararan her yaprağın,
Demografik yapının
Alacağı var sizden,
Alacağı var sizden
doğan ve doğacak olan her çocuğun
borçlusunuz.
Ve siz,
Halkın, hakkın, ve insanlığın,
Doğanın ve tabiatın önünde suçlusunuz
Mahmut NAZİK 25.03.2008 MERSİN
**! LÜTFEN BU ŞİİRİN HİKATESİNİ DE OKUYUN OKUTUN
li: Siten
amerika'nın 1900 den beri yaptığı tüm işgaller,operasyonlar(katliamları)
Sistematik Kizilderili soykirimiyla baslayarak...
1898'de Meksika'yi isgal etti.
Ayni yil (1898) Küba'ya girdi.
1921 yilinda Nikaragua'yi isgal etti. Ulusal Muhafizlar adli
ve basini Somoza'nin çektigi terör örgütünü kurdu. Anti-emperyalist
direnisin basini çeken Sandino ve 300 kisiyi katletti. 40 yildan
fazla sürecek bir terör devrini baslatti. Sabotaj ve suikastlar
düzenledi.
1945'te Japonya'nin Hirosima ve Nagazaki kentlerine atom
bombasi atarak bir anda 250 bin kisiyi vahsice öldürdü.
1950-53 yillari arasinda yüzbinlerce yurtsever Koreliyi
katletti.
1954'te binlerce Guetamalaliyi öldürdü.
1955'te Endonezya, Laos ve Kamboçya'da çok sayida CIA
operasyonu düzenledi.
1956-59 yillari arasinda Kübada 60.000 kisiyi, ABD'li
danismanlarin ve Batista'nin birlikte yürüttügü operasyonlarda
katletti.
1961'de Küba'ya karsi Domuzlar Körfezi çikartmasini
örgütledi.
1965'te isbirlikçi Suharto, 1 milyon komünist ve ilerici
Endonezyaliyi katletti.
Ayni yil Dominik'e parasütçülerini indirdi ve 10 bin
Dominikliyi katletti.
1975'te Vietnam'dan kovuldugunda arkasinda milyonlarca ölü ve
sakat birakti. ABD'nin Vietnam'da halkin üzerine attigi 638 bin ton
bomba, II.Dünya Savasi sirasinda Avrupa ve Afrika'ya atilan toplam
bombalarin yarisidir. Kisi basina asagi yukari 5 bomba atildigi
] söylenmektedir. Milyonlarca insan stratejik köylere sürülmüs,
] onbinlerce kadinin irzina geçilmis, yüzbinlerce insan sakat
] birakilmistir, Milyonlarca insan iskenceden geçirilmistir.
1970-75 yillari arasinda Kamboçya ve Laos'ta 1 milyon insani
katletti
1973'te Sili'de CIA'nin düzenledigi darbe ile 30 bin kisi
katledildi.
Arjantin'de fasist generallerle yaptigi isbirligi sonucu 30
bin kisi kaybedildi.
1983'te Lübnan'a müdahale etti. 14 bin Deniz Piyadesinin
katildigi operasyonda binlerce ilerici yurtsever Lübnanli katledildi.
Ayni yil Lübnan'a ikinci bir müdahalede bulundu. Akdenizde
eskiyalik yapan Amerikan 6, Filosuna ait savas gemileri Lübnan'a
günlerce bomba yagdirdi.
Yine ayni yil Grenada'yi isgal etti. Yüzlerce ilerici ve
yurtsever katledildi.
1986'da uluslararasi haydutluk örnegi sergileyerek Libya'yi
bombaladi, bine yakin sivili katletti. Ülkeye ambargo uygulayarak
deniz ablukasina basvurdu.
1989'da Panama'ya asker çikartti ve 5 bin Panamaliyi öldürdü.
1991'de Irak'in Kuveyt'e girisini bahane ederek diger
emperyalist güçleri de ardina takarak Irak halkina karsi bomba
yagdirdi. 100 binin üzerinde insani katlettigi bu vahseti iletisim
kanallariyla tüm dünyaya resmen izlettirdi. ABD uçaklari Irak
halkinin üzerinde 12 bin sorti yaptilar.
Somali'deki durumu bahane ederek yine diger emperyalist
güçleri de pesine takarak ülkeyi isgale giristi.
- Iran'a karsi baslattigi ambargoyu yillardir sürdürüyor.
Latin Amerika'da ABD'nin bulasmadigi savas, katliam, insan
haklari ihlali yok gibidir. Nikaragua'dan kaçan iskenceci, halk
düsmani kontralari Özgürlük Savasçilari adi altinda Honduras'ta
üslendirdi ve silahlandirarak Nikaragua halkinin üstüne saldirtti.
Birçok Latin Amerika ülkesinde de Ulusal Muhafizlar adi altinda Ölüm
Mangalari'ni örgütledi, egitti, finanse etti, silahlandirdi ve halkin
üzerine saldirtti.
Sadece 1946-1975 yillari arasinda tam 215 kez askeri gücüne
basvurmustur. Ayni yillarda insanliga 19 kez nükleer silah kullanma
tehdidini savurmustur.
Irakta ölenlerin sayısı 1 200 000 den fazla ve katillikleri devam ediyor
Artık bitsin Mehmetler şehit olmasın,yürekler dağlanmasın yeter diyorum yeter.Kutluyorum duyarlı yüreğinizi......
Hislerime tercüman olan sayın Kazım Doğan beyin yazdıklarına aynen katılıyorum..Ruhları şad olsun ama artık son bulsun...
Bu şiir ile ilgili 84 tane yorum bulunmakta