Sonunda gelebildim. Ancak burada kavrayabilirim, bir yüreğin sunduğu cennette ışığın nasıl kırıldığını ve sessizliğin nasıl düğümlendiğini... Coşkulu sevinçle ancak buradan bakabilirim uzak yıldızlara. Genç, saf yaşamında doğanın en geniş ölçüde yararlanabileceğim noktası. Gözyaşlarında boğulmaksızın bütün mahkumiyet kararlarını incelemek ve saydam, saygın yazılar göndermek güneşin merkezine. Duyumsanacak çok çizgi var sırada bekleyen. Rahatlacı renklerin tatlı suskunluğunda güven içinde, durup dinlenmeden ileriye doğru bir atılım. Yollar, kapılar, uçurumlar derken; aşkın üst basamaklarında dayanılmaz ölüm denemeleri. Hissederken titremek... Zamanı bile silip yok edebilecek olağanüstü hassas dönem. Gerçeğin gerçekten yansıması. İlahlar öfkeli, simsiyah giysilerinde. Yasaklı bölgede anlamlı diriliş. Özgürlüğe geçiş kaçınılmaz. Yeryüzü kalemin ucunda artık. Yalnızlıksa; hala yörüngede, çırılçıplak ...
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta