SEBEPSİZ DÜŞÜNCELER…
Sonbaharın sarı ceketini giyindi yine sefil şehir.Bulutlar hapşırmaya başladı bile çoktan.Her hapşırdığında kırağılar yağıyor yazdan kalma sevinçlerin üzerine.Hasta bir adamın sararmış ve bitkin halini andırıyor bu hali…
Vakit gece!
Her arabesk şarkı sonrası içim tekrar tekrar kararıyor.Bu insanları bunca karamsarlığa iten nedir acaba? Allah o kadar mı uzak bizim yaşamlarımızdan? ..
Uzaklardan ışıklar dokunuyor gözlerime.Gözlerim uzaklarda donuk tıpkı bedenim gibi.Geçmişe ait hayaller dolanıyor gözümün önünde.İşte radyoda bir şarkı “ölümden başkası yalan”… ölüm düşüyor düşüncelerime.Daha bir üşüyorum…
Vakit gece!
Sonbahar iyice hissettiriyor kendini.Toprak yine vurdumduymazca içine çekiyor ağaçların sularını ve yapraklar dökülüyor.Hüzün dolu her ağaç şimdi.Yinede bir başka bahara uyanmanın umudu var içlerinde.Onları en iyi anlayan biz insanlar olmalıyız herhalde.Ömür takvimimizden her gün bir yaprağı veriyoruz.Tek tek dökülüyor yapraklarımız.Giden her günün arkasından hüzünle bakıyor gözlerimiz.Her yaprak başka bir baharın adımını oluşturuyor.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta