Fallara daha bir inanarak bakıyorsam, aynalara her bakışımda gördüğüm yüzler sen oluyorsan birden ve şarkıları daha çok ezberliyorsam; nedensiz şiirler yazıyor; nedensiz gülüyor, nedensiz ağlıyor, nedensiz konuşuyorsam…..
Tüm sözlerimi türlü bahanelerle aşka getirip dayıyorsam, anlık suskunluklar ve öfkelerle doluyorsam; şehir bir küçük zindana dönüyorsa birden ve daralıyorsam. Yüreğimde bir kıpırtı kopuyorsa aşkı her hatırladığımda, sokaklarda mecnun kadar avare yürümesi sarıyorsa, geceler tüm hüznüyle çalıyorsa kapımı….
Gökyüzündeki yıldızlardan fallar bakıyorsam kendime, tüm özlemlerin içinde buluyorsam kendimi…. Şairlerin beni yazdığını sanıyorsam, anlamsız cesaretlerim oluyorsa, anlamsız kavgalarım, anlamsız konuşmalarım, anlamsız dolaşmalarım…
Yaşamak vız geliyorsa, içim seyahatten seyahate koşuyorsa, bir deniz kıyısı çekiyorsa bedenimi kendine birden, terminallerde beklenen özlemlerin bana ait olduğunu düşlüyorsam ve düşlerimde kocaman bir yüz çiziyorsam habersiz….
Kimselere diyemiyorsam halimi, insanları daha bir başka görüyorsam, daha bir başka oluyorsa zaman, hayat birden soluyor, açıyor, kaçıyor, duruyorsa ve ağlıyorsam gecenin en karanlık anlarında düşlerimdeki yüze. Uçurtma, çember, misket oynamak istiyorsa sokaklarda yüreğim, tüm çocuklara inat…..
Hırsızların çaldığı duyguların bana ait olduğunu ihbar ediyorsam tüm merkezlere, basılır korkusuyla gizliyorsam içimi tüm dostlarımdan. O an dostlarım bile anlamsızlaşıyorsa, sakarlaşıyor, aptallaşıyor, kırgınlaşıyorsam ve daha bir içerliyorsam söylenen tüm sözlere. Unutkanlığım daha bir artıyorsa her hatırladığımda, Her konuşmamda hayatı her erteleyişim oluyorsan; aşka dair her şeyi kendime daha bir yakıştırıyorsam……
Tüm denizlerin mavilerini biriktiriyorsam ceplerimde, her aşkın savunucusu sayıyorsam kendimi, her ihanetin afarozcusu, her ayrılığın cesedi ve her kutsanmış duyguların kutsayıcısı görüyorsam kendimi. Gizli gizli isyanlardan geçiyorsa yüreğim, bir başkaldırıyı yaşıyorsam, gözlerim daha bir yorgun bakıyorsa, daha bir acıyorsa bedenim….
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta