SEBEBİM MEYHANESİ.
İçindeki karanlığın farkındalığıyla, kanepesine uzandığı odanın ışıklarını yakma ihtiyacını hissetmediği, tavanla gözlerinin arasındaki mesafeyi karış hesabıyla yapmak gibi akıl ötesine geçtiği bir anda, düşüncelerinin içinde kelimeler şöyle dizildi; ‘‘karanlığın içinde yaşam bulan aydınlık‘‘ O an, burnuna buram buram çay kokusu gelmişti. Yaklaşık bir saat önce demlediği çayı unutmuştu. Halsiz mutfağa yöneldi ve mutfak tezgahından ince belli, dudağına uygun, fettan basenleriyle tabağına yakışan çay bardağına çayını doldurduktan sonra irade dışı, bozgun, sessiz bir şekilde ağzından şu kelime çıktı. İHTİMALSİZ OLAMAZ. Karanlık odasına döndüp masasının üzerindeki karalama kağıtlarının birine bu sözü karaladı ve öylece bıraktı. Önceki düşüncesi çayın kokusunda kaybolmak üzereyken, çayın deminde kendi demini bulmanın hesapsız hesabında ‘‘karanlığın içinde yaşam bulan aydınlık‘‘ sözünü tekrarladı.
Günün koşuşturmaları başlamıştı sabahın oluşuyla. Devletin sorumlu memurlarından olması hasebiyle mevzuatlar yerine gelecekti, her mesai gününde olduğu gibi. Masasında günlük rutin işlerin arasında kafasını hafifçe kaldırdı ve karşısında duran takvime şöyle bir baktı. Neden baktığını, neye baktığının da farkında değildi. Ve bir anda ağzından şu kelime çıktı sessiz ve yalın haliyle. BİR SIFIR. Kapının çalınmasıyla kendine geldi ve çaycı sabah kahvesini getirmişti.
Nasıl ve neyin yorgunluğunun farkındasızlığıyla bir mesai daha bitmişti, akşamın karanlığıyla. Ayakları kendi halinde ilerliyordu. Aklında olmayan hedef ayaklarında da olmayacağını bildiğinden kendine hedef koymamıştı. Gayr-i İhtiyari arşınlarken sokak, cadde, köşe başı demeden; bir meyhanenin önünde durdu. Daha önce buraya bir-iki defa geldiğini anımsıyordu, fakat meyhanenin adı aklında değildi. Oysa isimleri çok az unuturdu. Kafasını kaldırdı ve meyhanenin ismini okudu. SEBEBİM MEYHANESİ.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta