Muhabbet bağına, selam verip de,
Desturla girmemin sebebi sensin..
İnleyen bülbüle gülü sorup da,
Dikeni görmemin sebebi sensin..
İdama kullandın kanaatini
Vermedin gönlümün beraatini
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




Güzel bir koşma.
İçten geldiği gibi, samimi.
Kurallı ve akıcı.
Şahsi kanaatim olarak:
'Gönlümden vurup da, döktün kanımı...' yerine
'Kılıçsız, mızraksız döktün kanımı...' denebilirdi. Zira gönül; hırpalanır, incinir, kırılır, yanar, kavrulur ama kanama sözü gönül için pek kullanılmaz.
'Azrail gelince, ha bu canımı; '
Azrail gelince sebebe, müsebbibe bakmaz. Onun için:
'Azrail gelmeden tatlı (ha bu) canımı;' denemez mi diye düşündüm.
(dakkamı) kelimesinde eskilerin 'zarureti vezin' dedikleri zorunlu bir harf düşmesi vardır. Bu tür kelimelerde düşen harfin yerine (') kesme işareti konması teamüldendir. (Dak'kamı) Gözden kaçmış olabilir.
Sözlerin birbirini bağlaması ve tamamlaması, bilhassa 3. dizeden 4. dizeye geçişlerdeki anlam bütünlüğü çok hoşuma gitti.
Samimiyetle kutluyorum.
Hep diyorum 'Halk Şiiri' bir başka güzel diye..
Bana bu deyişi bir daha inandıran şiirin şairine teşekkürler.
Var olun!
of of of of!
Mısralarınız arasında kayboldum desem mübalağa etmiş olmam
Son derece akıcı bir o kadar da etkileyici bir şiir okudum sayfanızdan
Tebrik ve saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta