Vakit sızıyor pencerelerden, bir leke gibi yayılıyor sokaklara;
Saatler; kurumuş bir nehir yatağı, akmıyor, yalnızca bekliyor.
Bu gece yirmi bir aralık; karanlığın kendi zirvesine kurduğu o devasa taht...
Cebimde yumruk yaptığım ellerim, aklımda o zehirli dolunay sessizliği.
Yol boyu dilsiz binalar, sağır raylar ve içimde bitmeyen o isli rayiha...
Ben bu uzun geceyi hangi mısranın boynuna assam, mısra utancından kopar.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta