Yorgun sazımın telleri gibi ne avazım çıkıyor nede dilim çevriliyor bu aralar..
Düğümlenmiş çözümlenmiyor içimdeki buzullar.
Kavrulmuş yaz sıcaklığında, ne kadar da üşümüşüm farkına varılmadan.
Bir ize dönüşmüş dağ kadar sandığım adam...
Oysa telleri parmaklarıyla ötüren koca yürekli bir çocuktu...
Kristal camların en keskin uçlarında oturur, telleri ötürürdü bir zaman...
Suyla tanışmadan gitmek isterdi günahsızlar ülkesine...
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta