Her sözcüğünü saklıyorum
İki atamdan biri çerçi
Doğuştan gelen haklarını satardı insana
Ben diğerine daha yakınım
Kavimlere kâhin olana
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Kurgu şiirler. . Kurgunun dinamiği paradoksaldır, uyarıcı değil uyandırıcı yay misali paradoksal kurgular bunlar. Muhalif yanı, eleştirel yanı, dürten yanı, rahatsız edici yanı, mantıksal bir bilek güreşine davetkar dizeler içi kurgusunda saklıdır. Özne, şair benden mitolojik bir ben'e kayar.. Her mitolojik ben, nesnel bir ortak payda oluşturur aslında tek tek öznel ben karakterlerinde.
Matematik kurgu eşitliklerinin, zamanla eşitlik olmaktan çıkabileceğini yani matematik paradoksların her an bir skandal oluşturacağını söylüyor sanki şir..
Başlarda ben diğerinde daha yakınım diyor.. Sonraları ise ikisine de çok yakınım diyor..
Doğuştan gelen haklarını satan çerçi dede bunları ne karşılığında satıyor.. Burası müphem derken.. Özgürlük veya yalnızlık bedeli olabilir diyorsunuz sattıklarının..
Ögrenci amatörlüğünü yitirmemiş bir ruh hali ile ancak profesyonel öğretmen olunabileceği paradoksunun gerçekliğine alışmaya çalışıyorum Sn Aras şiirlerinde.
Hayranlıkla teşekkür ediyorum yazıyor oluşunuza..
Çağımızda edebi türler hatta diğer sanat türleri arasında yoğun bir etkileşim ve geçişkenlik var.Bir çok örnek verilebilir ama ben sözü uzatmadan yukarıdaki girişi niçin yaptığıma gelmek istiyorum..
Borges, Umberto Eco, Kundera, Cortazar, Marquez gibi çoğu latin yazarların özellikle öykülerinde kullandığı bir sanat akımı var. Büyülü gerçekçilik..
Esasen bu akım az önce ifade ettiğim üzere öykü ve de romanda etkin bir akım..
Kurgusal, kurgu örgüsü şaşırtıcı ve zikzak yapan, metinler arası yani başka zamanlardan ve akımlardan ve yazarlardan epigraf, gönderme, eğretileme yapan.
Tüm kronolojik zamanları yakın ve yaşanılan zaman haline getirme, fantastik, bazan muzipçe şaka yapar gibilik, çocuksu kurnazlık göz kırpmaları yapan bir akım büyülü gerçeklik
Sanki Sn. Aras, zihninde saklı hikayelerde daha bariz olan keskinliği epriterek ve büyüyü artırarak şiirsel ruha ulaşmış.
Eğer yapabilirsem bu bir sonraki uğrayışımda yapacağım sayıklama veya sabuklamalarımda genelden bu şiirin özeline odaklanabilmeyi istiyorum
Saygılarımla
Kelime’nin gücünü ve büyüsünü bütünüyle kavramış biri hakkında konuşmak oldukça zorlu. Ve zorluğunca zorunlu da.
Zorlu; zira bir damla olmaktan Öte engin bir umman. Bir kil değil ki şekil verebilelim, bir sis yalnızca avucumuzdan dağılan. Üzerine uyacak elbise aradığımız bir bedenden ziyade bedenleri dik tutan bir ruh. Fırçamızın ucundaki bir boya değil, altından geçmeye çabaladığımız bir eleğimsağma. Hulasa: Nev i şahsına münhasır biri değil; ağyarını cami bir ‘birlik’.
Zorunlu; zira kulaklarımızda hâlâ yankılanan bir seda, gözlerimizdeki fer. Dağda münzevi bir taş olmayı reddedip bir duvarı örmeyi yeğleyen bir kerpiç. Bir halka, yer aldığı zincirdeki hikmetten haberdar. Hâsılı: Kendine benzer biri değil; efradım mâni bir ‘çokluk’.....(halil cibran adına yazılmış, yahut da halil cibran'ın yazdığı ''sisten bir adam'' adlı yazıdan alıntıdır..))....
-bu yazıyı niye paylaştıma gelince, şiirlerinizdeki kelimelerin gücünü, ve yorumlamanın zor olduğu halde zorunlu olduğunu da hissettiğim içindi.... kutlarım nilgün hanım.. teşekkürler şiire, saygılarımla..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta