Tarihe not düşülmüş. 31.01 diyerek daktilodan çıkan bembeyaz sayfa da masa diye başlıyor sözlerine, Bırakalım masaya bütün benliğimizi, yılların hasreti birikmiş masa ayaklarında demirlerin pası daha eski kabuklar sökülüyor artık. Bizden sonra kimseyi oturmamışlar masaya bırakalım kendimizi tozlu masaya, yıllar sonra ilk gelişimiz kapıdan girip gülerek oturduğumuz masaya belki de bir daha geliriz. Arkadan fısıldayan en sevdiğimiz müzik 'Hangimiz Sevmedik' diye bağırdığımız ara sokak hatta rakı bardağını mikrafon yaptığın o günler..Belki son gelişimiz, belki de yeniden geliriz.
Kapı o kadar sert ki kapansa açılmayacak.
Açılsa bir daha geri kapanmayacak,
Kabul ediyorum...
Giden bir daha geri gelmeyecek..
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler
Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?
Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden?
Devamını Oku
Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?
Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta