Zor atıyorum kendimi,hayallerimin özğür olduğu o dört duvar arasına...
Sanki bir sihir var penceremin camında,insanları maskesiz gösteren.
Yada benim gözlerim daha net görüyo bu odada.
Örülmuş tuğlalar içinde hapis kalmış bir beden değil bendeki,saydam benim duvarlarım.
Uçsuz bucaksız bi şehir sığdırdım.
Ağaçlarım,kuşlarım,denizlerim,bulutlarım var benim kimsenin dokunup kirletemediği.
Zehirli duman gibi sarmış kötü düşünceler insanlığı,tehlikeli virüs yayılmış sanki sağdan soldan toplanıyo vicdan cesetleri.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




eyvallah :)
en sevdiğim sözlerim bu satırlarda cümle oldu...
geçerli..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta