Satranç Şiiri - Canan Aytın

Canan Aytın
103

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Satranç

Bir istilayla başladı herşey
Dört bir yandan çıyanlar sardı yurdumu
Suistimal edilen duygularım şakalarımda çatlayan bir infilâk
Yüreğimin kalesini kuşatdıkça sinsi düşmanlar
Beynimin cidarında dirildi, bin asırdır uyuyan kanlı sular
Küçük bir kız çocuğu üfledi yarama
Kadim bir varlığın gözlerinde uyandım
Mavi_beyaz kanatlarına dokundum
Yüreğimi zırh bilip yeniden kuşandım
Miğferim ise kafatasımı zorlayan aklım
Ok kaburgadan çıktı artık
Damarlarıma hızla nüfuz ediyor berkandım
Yemin olsun Andım olsun
Kılıçtan geçirilen körpe bir canın, intikam ateşiyim şimdi

Taht Kavgalarınız beni yenebilme ihtimaline çoktan esir düştü
İhmal ettiğiniz her bir güne bin ihtilal yaptım ben
Sömürülen, sınırları çizilmiş ömrümün ve  adil olmayan hayatın sürgünlerinde büyüdüm
Savaşçı yetiştirildim ben
Kimseye bırakmadım tırnaklarımla kazıdım makberimi
Vatanım bildim ilâhın nurunu, ilâhın ekberini

Piyonlar kadar kısıtlı özgürlüğünüze taktığınız tek bir tüy, ne kadar da eğreti duruyor
Eyy satranç tahtasının aksinde kendini vezir gören yapay silüet
hidayete yum gözlerini
Ve kendini dev aynasında gör
Ne de olsa ölüm eşitleyecek birgün herkesi

Azrail kesilen densiz nefesler
Kendi bozgununda boğulsun
Herkesin bir savaşı yok bu dünyada
İçlerinde şiştikçe şişen, bu ne meret, bu ne büyük bir gaflet uykusu
Kimi cırcır böceği, kimisi kemiksiz saz
Çoban köpekli koyun sürüsü 
Boş İştigal mesele kirliliği
Küreklerle kazınan birer ruh çöplüğü
Karabasan gibi çöreklenip çocuk saflığının gözlerine mil çeken cellâtlar
Size eyvallahım yok, ahım çok
bundan sonra
böyle biline

Yine Ateş toplarınız yağıyor surlarıma
Hepsi laf, hepsi boş lakırdı 
Cürmünüz kadar uçuşan sinek vızıltısı
Fethedemediğiniz bir gönüle nifak tohumları ekmeye azim etme acizliği
Kanı çekilen  bir ruhun
Fetret devri kadar parçalan başı boş bir güruhun karşında
Tek başına çarpıştığım yeni bir Ankara savaşıyım Timura karşı 

Kervanlar yürüyor denizlerime
Obalar kuruyorum dağların türkü çalan eteklerine
Bir orman kuytuluğunda kendimi yeniden doğuruyorum hudutlarca
Devrilen ağaç kütüklerinden yükselen bu merhamet ağıdı
Bu dağları deviren yüksek ölçekli bir intikam
Güzel duyguların bir darbede yok olma hülâsası
Benliğimi saran yegane bir eylem planı
...ve bu en son geldiğim bir çıldırma noktası

Atların yelelerinde karışıyorum havaya
Çamurlardan yeniden dirilecek ilahi adalet
..ve oynayacak çocuklar kahkahalar eşliğinde elbet
Fil ordusu dört koldan geliyor üzerime oysa uzun ince bir yoldur yaşamak
Hayatın düzenini bozmaya kendimle sulh imzalamakla başlıyorum

Ne mi zırvalıyorum
Beni anlamak için en az benim kadar delirmelisin
Bir sabah uyandığında saçlarını dünde bırakmış olmalısın mesela
Hem saçların yokken de çok güzel olmalısın
Ve herşeye rağmen yaşadığın her yeni güne merhaba deyip,  galip geldiğin yaşam savaşında gazi madalyasını göğsüne şerefinle takmalısın

Eyy hayat!
Hadi gülümse
Şah ve mat.  

Canan Aytın
Kayıt Tarihi : 17.11.2023 16:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!