buruşmuş kağıtlar içinde satır arası birkaç güzel söze rastladım hüznümü
yapayalnızlığımı karakalem yazmış,yüreğim üşümüş sokaklar hınca hınç
başkent caddeleri dar geliyor,sonbahar sonu kış başlangıcı insanlar kısa
bir sahte güzelliğin,mana fırlatan şuhluğu kenti dolduruyor çirkinlikler
deli dolu kafalara rastladım,aldırmadan yürüdüm boş ver denmeli mi
sıkışık arabalar,çığırtkan dolmuşlar,içimde biri mi var rahat değilim
konuş benimle dilsiz olma sırası değil,bir kaç söz senden duysun
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




uçsuz bucaksız bir dünya...
ve başatan sona gerçek.bizim gerçeğimiz.
okuduğumuzda çok güzel dediğimiz ancak içimizi acıtan bir gerçektir yüreğimizin üşümesi.
hüzünle.. selamlar sayın Kaya
Harika! Candan tebrikler. Sevgilerimle.
tebrikler... Bu satrları okumak çok zevkliydi...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta