Bizim yaylalar koyun kuzusuz kaldı gardaş
Köyde malı davarı satan gitti şehire
Sağlım ineği köyün muhtarı Hasan aldı
Sefaletin yolunu tutan gitti şehire
Üç kuruşa verdiler tarlayı anız diye
Köpeği bıraktılar komşu Hüseyin beye
Ökkeş verdi Eşeği semer ile Remziye
Kazma ile küreği atan gitti şehire
Ocaklar söndü duman tütmez yıkıldı baca
Okulda öğretmen yok cami boş gelmez hoca
Yaşıyor üçbeş yaşlı Üçbeş karıyla koca
Tatlı aşına zehir katan gitti şehire
Köylü yardım ederdi yoksul gariban aça
Güllü sosyetik oldu el vurmaz kara saca
Yufka ekmek yapılmaz hasret kaldık omaca
Elinin tersi ile iten gitti şehire
Ayşe hatun ediyor mal davardan şikayet
Tezekten kurtulduk der Fatma yenge nihayet
Gidenin arkasından güldü deli hidayet
Bir babanın evladı kutan gitti şehire
Eşini el aleme rezil etti Gülbeyaz
Hergün dua ederdi aptalın oğlu mümtaz
Daire istiyormuş halına bakmadan naz
Gözü kesipde güçü yeten gitti şehire
Mazot gübre bahane herkes hazıra koştu.
Büyük şehir ilk önce güzeldi herşey hoştu
Dertler üst üste geldi hüzün çağlayıp çoştu
İğdenin gölgesinde yatan gitti şehire
Ankara'ya giderken menekşe çekti halay
Bakır helkeyi attı istemem dedi kalay
Bilseniz Ankara da başına gelen olay
Bildiği halde kıllı peten gitti şehire
Gayretliye tutmuşlar iki oda bir salon
Geçinmekte ne var ki satarsın simit balon
Üzülme varmı büyük şehirde hiç aç kalan
Babanın mirasını yutan gitti şehire
İzzet Gayretli
T.R.09 12 1999
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 18:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!