Bir mektup yollayıp harbi sormuşsun,
Her şeyimiz tam da, aş üşür anne.
Kaç mevsim olduğu bilinmez burda,
Dört mevsim içinde kış üşür anne.
Can dayanmaz zemherinin kışına,
Akıl ermez Enver Bey’in işine,
“Bu toprakta bu Urus’un işi ne? ”
Düşünsem, us donar, baş üşür anne.
Dağda kış dediğin ömür yarısı,
Ve güneşsiz günler ecel sarısı.
Silivermek için yürekten yası,
Ağlasam, gözümde yaş üşür anne.
Ne zaman soğudu hava bu kadar,
Ölüm mü yağıyor, yoksa gökten kar,
Her yer musalladır, her adım mezar,
Gerçek ateş olmuş düş üşür anne.
Bu nasıl türküdür, bu nasıl makam,
Güftesi dert taşır, bestesinde gam.
Allahu Ekber’de geçen her akşam,
Elazığ, Malatya, Muş üşür anne.
Nere atsam kar geliyor elime,
Kader donmuş, hüzün çökmüş dilime,
Bir mezar taşım yok diye üzülme,
Toprağım buz tutmuş taş üşür anne..
Kayıt Tarihi : 19.2.2013 15:30:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Yunus Kara](https://www.antoloji.com/i/siir/2013/02/19/sarikamistan-gelen-mektup.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!