Sarı Kız Karagöl Şiiri Şiiri - Ömer Tural

Ömer Tural
1885

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Sarı Kız Karagöl Şiiri

SARI KIZ – KARAGÖL ŞİİRİ

Karagöl’den düştü sis, sabahı yaktı güneş,
Bahçeli Evler kokar, sac ekmek, duman, ateş.
Bir güzeldi Sarı Kız, bakışı deli ateş,
Rumeli sesi taşı, gönlümüzü etti heves.

Gençliğinde saçları, altın selvi misali,
Kirpiğinde kara sürme, dudağında kırmız’ı.
Köyün bütün delikanlısı düşmüş ardına,
Bir tek Mustafa vardı, yakar yüreğini.

Sacın altında közler, ekmek olurdu beyaz,
Rüzgâr vurunca saça, dağlar dururdu yalnız.
Sarı Kız bir sigara, aldı dudağına naz,
Mustafa uzaktan bakar, gönlü düşerdi avaz.

Akşamları bir türkü, havayı deler gider,
“Yüksek yüksek tepeler…” göklere değer gider.
Gönlündeki Mustafa, sessizce sürer gider,
O bakarken Sarı Kız, içinden söyler gider.

Bir yaz gecesi gökte, yıldızlar indi yere,
Mustafa oturdu yanına, kaldı dilin ucu nere?
“Ben seni seviyorum!” dedi yüreği perde,
Sarı Kız elini verdi, sevgisi gizli yere.

Sonrası ayrılık var, Mustafa gitti askere,
Dağlarda mı dondu kaldı, İstanbul’un işine mi?
Bilen yok… Lâkin bilirdi Sarı Kız gizlice:
Kalan kalpteki sevda, başka gönle düşmedi.

Yıllar geçti Bahçeli’de, saçlar düştü omza,
Bir kahve, bir sigara, dilde türküler gizli,
Evlenmedi Sarı Kız, Mustafa kaldı sözde,
Kalbi gitti bir yıldızda, sevgisi kaldı gizli…

Şimdi köyde akşam olur, taşlar gölgeye döner,
Pencerede Sarı Kız var, gözleri göklere döner.
“Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun?” der,
Tek bir yıldız parladıkça, Mustafa gelir döner…

Ömer TURAL, 17, 12, 2025

Ömer Tural
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 16:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!