SARHOŞ
Geceler ayaz… Geceler soğuk… Caddeler sarhoş, kaldırımlar ıslak, sokak lambalarında fer yok… Adımlar yorgun, umutlar eskimiş… Elimde bir kırık şişe…
Bir yıkık duvar dibinde çekmişim dûdi siyahı… Dün gece yine sarhoş sokakların avare kaldırımlarında “S” çizen ayak izlerim kapıyın önünde başlamış volta atmaya… Sabah ilk gören sen ol da tahayyül et halimi diye. Bahçenize atılmış şarap şişelerinden anla kafamın bir milyon olduğunu… Duvarınızın dibine dökülmüş kırık leblebiden tahmin et sabahladığımı.
Yalvarırım gülümseme!.. Ne olur acıma bana!?. “Behey şaşkın, deli, divane!” deme dudak bükerek…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta