Sanma ki saflığım, akıl azlığı,
İçimdeki umman, kalp beyazlığı.
Bir kuyu dibinde, dost eli sandım,
Meğer o el, ömrün zehir sızısı.
Q
Gözündeki sahte, nura kandım diye,
Aptallık sıfatı, biçme kendine.
Benimki bir inanç, halis niyetle,
Seninki bir ömür, boş bahane.
Q
Sırtımdaki hançer, senin elinden,
Yalanlar döküldü, zehir dilinden.
Ben güven dağında, çiçek dererken,
Fırtına kopardın, ruh sahilinden.
Q
Hakkından fazlası, suçumdur evet,
Yıkılan enkazda, vakur bir suret...
Lakin başım diktir, alnım ak gider,
Sen yalanla yaşa, bende dürüstlük servet.
Q
Gözlerine baksam, gökleri derdim,
Adının geçtiği, yere can verdim.
Ben seni kendimden, öte severken,
Kendi ellerimle, nârına erdim.
Q
Avuçlarına koydum, titrek canımı,
Sana sığınak kıldım, her bir yanımı.
Bilmezdim içinde, cellat saklıymış,
Yıktın hayalimle, öz vatanımı.
Q
Şimdi dur ve seyret, kirli izini,
Sakın ha sınama, benim sabrımı.
Seni zeki, beni gafil sanmışsan;
Bak benim vakarıma, gör azabını.
Q
Güvenimi çaldın, ama bitmedim,
Seni bir kez daha, davet etmedim.
Sana feda olan, o genç ömrümün,
Hesabı mahşerdir, minnet etmedim.
Q
Yolun açık olsun, git kuytuna yat,
O sahte uykunda, bin yalan anlat.
Ben külden doğarım, çiçek açarım,
Sen ise bu ruha, bir ömür muhtaç.
Q
Gönül hanem artık, kapalı sana,
Hasret kalacaksın, bir tek insana.
Garip Murat der ki; sözüm mert olanadır,
Gölgen yük oluyor, artık bu cana.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!