Keskin bir iz bırakırken tükenen kızıllığına gündüzün
Vuruşurdu içimdeki yabanıl arzu
Göklerde yalnız kalırdı
Duyumsayışlarım
Haydi tut ellerimden, demek gelirdi içimden
İşte o an duyamazdın sesimi
Paramparça yıkılışlarla bana geri yansıyan
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yanık yüzlü düşlerim
İlk keşfedişim, döngüsel son tavım
Eksik kalıyorsam, aşınmış bir damar gibi atıyorsa nabzım
Bil ki nisan yağmurlarının bereketinde kuruyan
Kolu kanadı kırılmış bir sonbaharım
hayata dair önemli bir şiir,
yüreğinize sağlık hocam.
Bu şiirinizi ister okumuş isterse okumamış olayım; belli ki, her okuyuşta yeni okuyor gibi afallayacağım.
Off of mu desem, çalış senin de olur kıskan ma mı desem kendime.
Her dizesi, tekrar tekrar okunası, keyif alınası bir şiir ki, büyüleyici bir kalemin hilesi mi bu demekten kendimi alamıyorum.
Sevgili Necdet bey inanın abartmıyorum ve ben bu şiirlerinizi daha çok seviyorum.
Tebrik ediyor gönülden kutluyorum.
Nice şiirlerde buluşmayı diliyorum.
Yeni bir keşfe çıkacağım bakalım bu kez hangi güzel şiirle mest olacağım hoşça kalın sevgiler.
Korkum yok acının iksirini yudumlamaktan
Bilirim böyle sancılarla doğar eksik kalmış arayışlar...
şiir şeytanın şarabıdır dese de st.agustin
bu şaraplık bir şiir değildir biline!
doyumsuz tadıyla bir içimlik/yudumluk sudur
alıntıladığım bu dokunaklı mısralar...
bu güzel, anlamlı çalışmaya imzasını atan şaire kucak dolusu tebrikler...
saygılar efendim.
Merhaba efendim güzel bir çalışma anlamlı dizelerde bir bir sözcükler anlam kazanmış. kutlarım...
Saygılarımla
Mehmet Çobanoğlu
Kutluyorum değerli kalem....saygılar.
Yaşamın kendisindedir hep eksik kalmışlık. Ne zaman bütünselliğe ulaşsak, yeni eksikliklerle duyurur kendini zaman.
Sevgili Necdet Arslan, içinde felsefe ve sanatı birlikte taşıyan, imgelerle bizi kendi iklimlerimize götüren güzel ve içtenlikle yazılmış şiirinizi kutluyorum. Dostlukla.
NE DEYİM ...SÖYLEYEN YÜREK YAZAN KALEM YAŞATIYOR YAZDIKLARINI...YAŞATIYORSUNUZ .....TEBRİKLER
Necdet Bey,
Okuduğum diğer şiirlerinizden oldukça farklı yapıda,
bir şiirdi.Ve bu da çok güzeldi.Dizeler ikişer -üçer değerlendirilmesi halinde çok güzel duygular ifade ediyorlar
Bu güzel şiirinizi tam puanla kutlutyorum.
Size de saygılarım var efendim,
Ünal Beşkese
İşte şiir..
Haydi.. Oku, okuyabildiğince.
Derin anlamlar yumağı..Us'un içinden fırlaşış.
Çöz çözebilirsen............................................
Genelde okuyucular bir şiiri en çok bir kaç kaz okuma ihtiyacı hissederler.
Ama bu şiir onlarca kez okunulması gereken çok az şiirler içindeydi..
Emeğinizin ve ellerinizin kıymet biçilmez ürünüydü...
Değerli dost güzel insan sizi özünden tebrik ediyorum..
Sevgi ve saygılarımla selamlıyorum...Görüşme umuduyla
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta