(Bu ülkede her üç kişiden dördü şairdir) AZİZ NESİN
Ressamın fırçası yeniydi
Tuvali beyaz
Boyaları henüz açılmamış gül goncası
Çünkü doğal görünüyordu
Tablosuna yansıyan ışıkta
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Şair yüreğinizi alkışlayarak şükranlarımı sunarım İrfan Bey.
şair ruhundan verdikçe, şiir sonsuza uzanandır.. içinde ruh olmayan şiirin, ömrü şair kadardır................ kutlarım hocam.. mükemmel bir şiir.. yüreğinize sağlık, saygılar..
Çok ama çok özel vede güzeldi...
Bir isim verdiler bana,baharın başında umut açtıranım.Şair de öyledir işte..Saygımla sayın şair.Kalem sesiniz daim olsun...
Yazan, çizen, yaratan beyinlerin yarattıklarıdır yerüstü depremleri.
Şairler şiirlerinin içinde basar depremi yaratacak kumanda düğmesine, yontucu da heykellerinin... Mimarlar zaten çoktan hazırdır yerüstü görüntülerine kendi hayallerinin şeklini vermeye.....
Deprem sanat ve sanatçıyla birlikte çoktan yaşanmaktadır zaten, öncesi yoktur ki.
Kutluyorum sayın İrfan Çelik..
Şiirlerinizin finallerini seviyorum.Şiir okudum ve şairi içinde...sonsuz saygılarımla..
Sanata ve sanatçıya dair bu harika yaklaşımlı şiirinizi kutlarım.Saygılarla İrfan Bey.
Biz buyurmayalım efendim içinde şair olmayan şiirlere..adı ne kadarşiirse tabi Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir demiş (Valéry) saygılar sizedir...
Değişimin doğal diyalektiğine aykırı durmak şairde hiç izlenmemesi gereken bir durum.Zaten şair de denilemiyor yüzünü bu inkarla yıkayana...Şiirin arınmış yüzü tortu kabullenmiyor hiçbir zaman...Saygıyla kutluyorum sayın şair,teşekkürler bu şiire...
Güzeldi, tebriklerimle...
Şiirinizin anlatımı ve akıcı bir dille yazılışı ve tanımlamalarımız. çok çok şahane idi.tan puanla kutlarım. kucak dolusu sevgi ve selamlarımla esen kalınız.13.02.2012
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta