Sırtımı yasladım, insandır sandım,
Meğer bir uçurum kenarındaymışım.
O tatlı sözlere, gülüşe kandım,
Kendi kuyumu ben kendim kazmışım.
Q
Bir kardesim daha var diye bildim,
Gözünün içinden hüznünü sildim.
Ben sana öz canımı siper edildim,
Meğerse bir riyakar için yanmışım.
Q
Yüzüme gülüp de arkamdan kuyumu kazan,
Zehirli bir yılanla sofraya oturmuşum.
Dostluk kitabını kafanasına göre yazan,
Sahi ben o kirli kalbine nasıl inanmışım?
Q
Saflık mı korkaklık mı sandın bendeki sükutu?
Zehirlemişsin sunduğun her umudu.
Yıkılsın başına sahte dostluğun tabutu,
Vefayı bir münkire emanet etmişim.
Q
Sana "dost" diyerek bağrıma bastım,
Ellerimle hain bir akrebi beslemişim.
Gülüşü sahteymiş, sözleri bakışı yalan,
Kendi celladımı kendim süslemişim.
Q
Gölge gibi gizlenmişsin karanlığa,
Ruhunu satmışsın üç beş kuruşa.
Yazıklar olsun bendeki bu saflığa,
Bir çakalın sözünü kanun bilmişim.
Q
Hesap döner elbet, kapanır bu perde,
Düşersin bir gün sen de onulmaz derde.
Bu kin bu nefret düşmanlik senin eserin,
Ben seni dost değil, artık bir yük bilmişim.
Q
Kağnı gölgesini kendinin sandın,
Kendi yalanına önce sen kandın.
Riyadan kaleler kurup dayandın,
Meğer bir boşluğa ömür vermişim.
Q
İtin hatırı yok, sahibine hürmet,
Kesildi aradan artık senle muhabbet.
Ziyan oldu sana ettiğim dostane hizmet,
Ben seni adam bilip, dost bellemişim.
Q
Şimdi git, o sahte maskenle yaşa,
Çarpar elbet başın bir gün bir taşa.
Emanet ettiğim samimiyet beşe, on beşe,
Satılmış meğer, senden boşa adamlık beklemişim.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!