Hiç bitiremeyeceğin şiirin şimdi ne hâlde… biliyor musun?
Kâfiyeli bıraktığın şimdi dağınık yâr!
En güzel dünlerin önüne koyduğun virgüllerin yerinde noktalar esiyor artık…
Anlamlı dizelerin oldu bir bir anlamsız…
Alımlı kelime oyunların, parçalarından bir ya da birkaçı ya da çokçası kayıp yapboz’a dönük…
Hayat karanlığına inat ışık saçan cümlelerin ise sönük mü sönük…
Kafamı kaldırıp bir üst dizeye bakmak istediğimde kahroluyorum görerek aradaki uçurumları…
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



