Sana tüm ömrümü sundum, sen bir saati çok gördün,
Ben "muhtacım" dedikçe, sen aramıza duvar ördün.
Yazdığım her kelime, boşlukta asılı bir feryat;
Sen sustun, o sessizlikten inşa edildi bu memat.
Hem kırdın hem haklı çıktın, ne garip bir gurur bu?
İncitmeden sevmiştim, sendeki neyin hırsı bu?
Uyardım, "bak bitiyoruz" dedim, her nefes bir veda;
Sen beni değil, sadece gölgeni sevdin bu dünyada.
Saniyeler birikti içimde, her biri bir kurşun,
Sen sustukça ben bittim, sen mağrur ve mutlusun.
Cevapsız kalan her çağrım, bir mezar taşıdır artık;
Sen tahtında otururken, ben yaramda derin bir kış yaşadık.
İhtiyacım var demek, ruhu cellada sunmaktı,
Senin için bu feryat, kuru bir gürültüden ibaretti.
O hoyrat haklılığın, o mağrur ve dik duruşun;
Yıktı geçti ne varsa, kalmadı bir nebze saygınlığın.
Ben "kırıldım" dedikçe, sen daha sert vurdun,
Seni incitmemek için ben menzilinden durdum.
Anladım ki her feryat, duvara çarpan bir yankı;
Senin dünyanda sevgi, sonu gelmez bir cenk sanki.
Kibirli sessizliğin, çığlığımdan daha gürültülüydü,
Kurduğun her cümle, sadece kendini övme usulüydü.
Ben seni kutsadıkça, sen beni hiçe sayıp çiğnedin;
İhtiyacım olan o eli, bir cellat gibi geri çektin.
Haberin olmayacak artık, ne öldüğümden ne kaldığımdan,
Çünkü sen ebediyen silindin, bu yaralı dünyamdan.
Sana ayrılan o saatler, artık dipsiz bir boşluk;
Senin payına düşen; koca bir hiçlik ve ruhsuz bir sarhoşluk.
Artık ne sitemim var sana, ne de tek bir damla yaşım,
Kendi karanlığında boğul, ben bu kavgadan uzağım.
Sahte zaferlerin, aslında en ağır mağlubiyetin;
Ben kendimi buldum; sen ise o taş kalbinde hapsolmuş bir yetim.
Eskisi gibi olmaz hiçbir şey, ne gökyüzü aynı ne toprak,
Dalından kopan her güven, kurumaya mahkum bir yaprak.
Yama tutmaz o yırtık, dikiş diksen de ruhun sızlar;
Sen o masumiyeti, en derinden söktün ey vicdansız.
Adını duymak bile artık bir yangın değil, bir enkaz,
Gönlümde kış hüküm sürerken, baharın beni ısıtamaz.
Kapandı kapılar, anahtarı fırlatıp attım kör kuyulara;
Seninle başlayan rüyalar, artık mahkumdur kara uykulara.
Bakma öyle yabancı gibi, bu uçurumu bizzat sen kazdın,
Üzerime toprak atarken, hükmümü de dilinle yazdın.
Artık kimin için çarparsa çarpsın o yürek, ben o evde yokum;
Senin o haksız haklılığına, artık her iki dünyada da tokum.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 13:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!