elbise kişi bedeni ediyor ılık
uyarım araziye dahiyane akıl
yanaşırım evinize hafiye kılık
hani konu komşu olmasın şu bana kıl
sana kul köleyim aşkın ile öleyim
dile yeter ortadan ikiye böleyim
hakiki diyarbakır türü bi karpuzu
yar yedimmi dinecek bu bağrımın sızı
imanın dininmi yok şu cefayı bana
çektirir zatın ama sana ikebana
gibi bir çiçek düzenleme sanatı yol
aşkımı haykırırım işitsene ayol
seneler geçiyor artık ölümüm yakın
ümüğüme bir bıçak gibi çöker sakın
gitme yokluğun yaralı kor ey cananı
belki ikna ederim babanı ananı
anılarımız seninle taze duruyor
her seni hatırlamam dudağı kuruyor
hıçkırık tutup hüzünle ağlarım inan
bu harap binaya gerekir mimar sinan
misali yeniden inşa edecek usta
düşününce seni olurum ağır hasta
kasta başladı ufak tefek arızası
baskı yapamam ağbine yoksa rızası
bohçanı kapıp gelirsen eğer akşama
kaçarak gider seninle halebe şama
karışır bebe beliğe yuva kurarız
sadedi ebediyeyi dizde ararız
muzdaribim aşkın ateşi kavuruyor
sarı gazel eyledi yeli savuruyor
ki gavurmusun figana vermeyip kulak
eyledin iki gözümü sen benim sulak..
Kayıt Tarihi : 13.12.2009 21:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!