Ne aşık sevmiştir maşuğunu, ne ölü toprağını,
Ne anne yavrusunu, ne de sarhoş rakıyı
Seni sevdiğim kadar...
Öyle mağrursun ki...
Hangi zerren var ki hicranla örülmemiş
Alnında derin izlerin ızdırabı,
Sen tarihin yedi tepe sultanı,
Ah aşıklar aşığı, sanatçılar ilhamı İstanbul...
Koynunda kimi zaman tiz çığlıklar duyulur.
Örter karanlık binbir acıyı...
Ulur acı sesle köpek...
Sanırım sana üzgün sana ağlar İstanbul...
Yeditepe ortasında Altınboynuz öksüz,
Kimi zaman sarı bir ay yıkanır göğsünde acıyarak...
Çiğ damlaları ile ağlarken güller,
Sen bu acı türküyü çoktan dinledin.
Kimseye el değildin, gurbet olmadın.
Taşın toprağın altındı, sen bir masaldın,
Mavilikler boğazında doğandın...
Başımı kaldırdığımda tek gördüğüm
Sana dair...
Gökyüzünde akıp giden gençliğim...
Hayal varlığın, Yokluk gerçeğin ta kendisi
İSTANBUL....
Kayıt Tarihi : 9.3.2007 09:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Hayal varlığın, Yokluk gerçeğin ta kendisi
İSTANBUL....
TEBRİKLER SEVGİLER
TÜM YORUMLAR (2)