Sen gittin bense ayrılığın acısın dan kalan birkaç yüz hatırayla acı çekiyorum
Bu bir rüya olmalı Allah’ım ne olur bir rüya olsun
Oysa onu ne kadar da sevmiştim, her şeyi feda edebilecekken
Özleminle dolup taştığım dört duvar arasında
Tüm söylediklerimi belli belirsiz yerlerine gömüyorum
Gözlerimden akıp gidenlere de artık aldırmıyorum.
Nefes alıp verir gibi ciğerlerime hayalini çekiyorum
Ciğerlerim sen doluyor sanki oracıkta ölüyorum
Adını kazıyıp kanatır seni anmak bu dil de sükûnet değil
Feryat figan yumruklarımı ısırıp dursam ne fayda her yer sen kanıyor
Gecenin uğultusu karanlığın şarkısı şakası yok bu gidişin artık ölüm sancısı
Sen gittin, bense ayrılığın acısından kalan birkaç yüz hatırayla acı çekiyorum.
Bu bir rüya olmalı, Allah’ım, ne olur bir rüya olsun!
Oysa onu ne kadar da sevmiştim, her şeyi feda edebilecekken…
Özleminle dolup taştığım dört duvar arasında,
Tüm söylediklerimi belli belirsiz yerlerine gömüyorum.
Gözlerimden akıp gidenlere de artık aldırmıyorum.
Nefes alıp verir gibi ciğerlerime hayalini çekiyorum.
Ciğerlerim sen doluyor, sanki oracıkta ölüyorum.
Adını kazıyıp kanatır, seni anmak bu dilde sükûnet değil.
Feryat figan, yumruklarımı ısırıp dursam ne fayda, her yer sen kanıyor.
Gecenin uğultusu, karanlığın şarkısı…
Şakası yok bu gidişin, artık ölüm sancısı
Kayıt Tarihi : 1.8.2025 17:29:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!