Sana ait ne varsa
Öylece bıraktım ortada.
Gülüşlerini bıraktım,
Sevişlerini...
Öteye beriye serpiştirdim.
Gün mehtaba kavuşurken
Hüznünü bıraktım geceye.
Perdeyi araladım
Bir serçe havalandı.
Yuvası belki bir avuç,
Belki o kadar bile değil...
Zavallı bir serçe...
Bize ait ne varsa
Öylece bıraktım ortada.
Şarkılarını bıraktım,
Endişelerini, isyanını...
Kokunu bıraktım öylece
Gecenin içe işleyen
Derin karanlığına...
Bir serçe havalandı taşlıktan,
Bir bezelye tanesi kadar yüreği.
Sevdikleri istikametinde...
Cihana sığar ama
Yanık bir gönlün sûreti...
Sana ait ne varsa
Öylece bıraktım ortada:
Kırık saplı cezveyi,
Okuduğun kitapları,
Patiklerini, havlunu, battaniyeni...
Her şeyi bıraktım öylece...
Bir serçe havalandı taşlıktan.
Bir ben gönlüne dokunamadım.
Bir ben kaldım dokunamadığım,
Bir ben yalnızlığıma varamadığım...
Seven bir gönlün sûretinde
Zavallı bir serçeye büründüm;
Bir ben yalnızlığıma dokunamadım.
Bir serçe havalandı taşlıktan.
Bir ben derdine derman olamadım.
Bir ben kaldım dokunamadığım,
Bir ben yalnızlığıma varamadığım...
Seven bir gönlün sûretinde
Zavallı bir serçeye büründüm;
Bir ben yalnızlığıma dokunamadım.
Bir serçe havalandı taşlıktan.
Bir ben sana varamadım.
Hakan Gezik
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 07:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!