Küle Ne
Korku bilmez içim aleve dalar
Yanıyor bağrımda ataş küle ne
Kudret kalemiyle gönüller dolar
Yürek söyler kalem yazar dile ne.
On dört Temmuz günü ihraç edildi
Beklenmedik anda üstü çizildi
Bir de hain diye ilan verildi
Kahırla ağlıyor "Müdür İsmail".
Tokat şehrindeydi görevi için
Var mı âşıklardan destur dilerim
Dost olup muhabbet etmeye geldim
Çokça ağlıyorum bazen gülerim
Dert alan var mıdır satmaya geldim.
Yoluma çıkmasın insan olmayan
Özledik, dostla muhabbet etmeyi
Mazide, şunlar yaşandı demeyi
Bardakların, başını döndürmeyi
Dostlar gelse, muhabbeti demlesek
Çayla birlikte, kendimizden geçsek.
On Kasım iki bin on altı günü
Bombalı kutu bizden aldı onu
Can verdi vatana, şehit oldu sonu
Yiğit adam “Muhammet Fatih Safitürk”.
Ömer Halis Demir gibi çok yiğit
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
O’NUN İZNİ DIŞINDA
O’nun izni dışında kalem oynamaz!
Yüzü güler bize neşe verirdi
Latife doluydu Oruç hocamız
Sözü söyler sonra işe yürürdü
Hikaye doluydu Oruç hocamız.
Güler güldürür hem düşündürürdü
Yolların en güzeli onun yolu
Gecesi gündüzü kullukla dolu
Ona ümmet ol; kurtuluşa yürü
Hakk’a vasıl olmak istersen eğer?
Resulün yolunu bil de öyle gel!
Özledim Afşin
Sende doğdum nefes aldım büyüdüm
Taşı toprağını özledim Afşin
Tozlu yollarında gezdim yürüdüm
Ağaç yaprağını özledim Afşin.
İnsanlıktan nasip almamıştan
Hak yolunun yolcusu olmamıştan
Mazlumun da yanında durmamıştan
Merhamet dilenip; minnet eylemem.
Teneke gibi değersiz olandan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!