Harmanda,
saman tozu yutmayan
nerden bilsin
ekmeğin kıymetini…
Avuçlarında nasır olmayan eller
yoksulluğu
kitaplardan öğrenir.
Oysa yoksulluk
bir tanım değil,
bir ömürlük izdir.
Sabahın ayazında
sobaya atacak odunu saymaktır,
çayın demi değil,
şekerin hesabıdır yoksulluk.
Tam burada çöker insanın içine
sessiz bir ağırlık:
Ekmek bölünür de doymak zor olur
Aç kalan gönülde feryat kor olur
Yoksulluk insana sabrı öğretir
Taş keser bağrı da yine yol olur
Çocuklar erken büyür bu evlerde.
Oyuncaklardan önce
hayatı öğrenirler.
Bir çift ayakkabı
bayram demektir,
bir montla
kışa meydan okumak.
Akşam olur,
sofrada sessizlik konuşur.
Tencere kaynar ama
umut daha çok kaynar.
İşte o sessizlikten süzülür bu sözler:
Kimi sofralarda artar nimetler
Kimi evlerdeyse susar dilekler
Bir çorba kaynar da bayram sayılır
Düşler yırtık pabuç gibi bekler
Gece,
yoksulun en sadık arkadaşıdır.
Duvarlar sır tutar,
yastıklar gözyaşı.
Kimse duymasın diye
acı, fısıltıyla ağlanır.
Ve gecenin ortasında
şu mısralar düşer içimize:
Geceyle dost olur yoksulun evi
Duvarlar dinler hep içli bir sesi
Bir umut asılıdır kapı ardına
Sabahlar getirir bilinmez sisi
Sabah…
Her şeye rağmen
yeniden başlama cesaretidir.
Yoksul,
umudu terk ederse
hayat çöker.
İnsan çok erken öğrenir kul olmayı,
çok erken eğilir ama
kırılmaz.
Son nefeste yankılanır bu gerçek:
Kul olmayı öğrenir çok erken yaş
Diz çöker alnına düşmeden ak saç
Zenginlik sanmayın altınla olur
İnsanlık ölçülür çekilenle aç
Ve ben bu şiiri
harmanının tozundan yazdım,
emeğin suskunluğundan.
Tok sözlerin değil,
aç duaların içinden geçerek…
Zenginler sosyete,
nereden bilsin
zeytinin, peynirin, ekmeğin değerini?
Sorsan kilosu kaç para, bilmez.
Kul Ortak der ki:
Yoksulluk utanılacak bir hâl değil,
utanılacak olan
onu görüp de
insan kalamamaktır.
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 4.1.2026 15:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!