Tavan arasındaki tozlu bir kitabın sayfaları arasında
Ayraç görevi verilmiş ki bana
Yolumun üzerindeki bir karanlığa
Bir aydınlığa zikzak yaparak ilerliyorum
Ne dağ var ne yol
Yok ağaçlar da
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Tek bir şamama yetiyor işte..
Bir bostana çıkmasa da yol.. Dağlara, patikalara rüyalar merdiven ya.. O gençlik nanesi gibi kokuyor hala, tazecik, şimdi kesilmiş kadar bir dilim şamama...
Ne gerek var imgelere, ironiye..
Çok şıktı. Kutlarım Nimet Hanım..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta