Bahçeye de inmeli, fındık dalı eğmeli,
Güzellerin içinden birini de seçmeli!
Haydi yavrum halaya, düğün başı geliyor,
Çıkalım da meydana, davul zurna çalıyor!
Kızlar hep bir arada, saz çalıp da oynuyor,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Elbette yokuştur 'SALMAN' ın yolları.
Gerçi ben bir defa giitim SALMAN YAYLASINA.
1984 hıdırellezindeydi.
....vay be aşboğazı unutmuştuk, hatırladık. Şimdi okuyanladan bazıları bu aşboğaz işine kafayı takabilirler.
AŞBOĞAZ: Düğünde erkek tarafından kız evine yemek yapılması için gelen yemeklik malzemeye denir.
'Şu Akkuş'un gürgenleri yıklımadı mı
yar üstüne yar severken sıkılmadın mı'
Ya işte böyle, Selam ve dua ile.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta