Sen güldüğünde benim göz yaşım damlıyordu yere,
Ve yağan yağmurlara seslenirdim,
nereden geliyorsunuz diye...!
Rüzgarlarda kokunu arardım,
tutmak isterdim,
beynimin algılayabildiğince içimde....!
Sen göz yaşını ne bilirsin,
senin bildiğin
gözlerinin kenarından akan
yanaklarını ıslatan tuzlu su
göz yaşı o değil
göz yaşı yüreğe akar
besmeleyle başlayayım sözüme
Hak ile yol giden süsmez kurbanım
önce sözü söyleyeyim özüme
seven sevdiğine küsmez kurbanım
Bir gönülde açılsa aşk kapısı
gecelere yüklemişler karanlığın ağırlığını,
sessizlik sahiplenmiş yalnızlığın sağırlığını,
suç ve ceza artık okunası değil,
geçtik onlardan hakim bey,
bizimkisi alışkanlık oldu,
hiç bir hayal tutunası değil..........!
Hani kimin ne yaptığını bilirsin de
susmak zorundasındır,
Hani kalbine doğar gün be gün de,
susturmak zorundasındır,
hani uzaklar yakın,
yakınlar uzak olur birden,
Şu yorgun kalbimin tükenmez hüznü
eceli çağırır gelsin tez diye,
bilemem ki eller mi acaba biz mi,
tüketir baharı yetsin güz diye.
usandım varlığın ağır yükünden,
Vefasızlar elinde kaldım naçar,
bilmem kapanan kapıyı kim açar,
yanar yürek aşk ın od u nu saçar,
bu derde olacak derman yokmudur,
ferah istesem kapından çokmudur,
Yeşillerden bir yeşil beğen dedi
Ne çimene benzer ne yaprağa
Belki de Hızır'ın kendisiydi
Basmıyordu ayakları toprağa /
Beğen dedi
Ateş i aşk tır efendim bakma hata vü kusra,
innemeal usri yusran fe innemeal usri yusra....................Ateş
Daha derin doktor,
neşteri daha derine sok,
öldürmez bu yara beni,
bana ecel lazım,
sen bilirmisin gönül ameliyatı nasıl yapılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!