Çocukken ne güzeldi hayat.Tozpembe görünürdü tüm çıplaklığıyla.Her ne kadar aslı simsiyah bir kara örtü ve matem dolu olsada.Herşey bir oyun gibiydi aslında.Ve her oyunda bu oyunu yöneten ve yine oyunu bozan kişi aynıydı.Yaşamı saklambaç oynamaya benzetirdik.Sürekli saklanırdık görünmemek için ya da birşeyleri saklardık oyun içinde.Ama bu asla yalnızlığımızı ve çaresizliğimizi örtemezdi.Hep sobelenirdik bu yüzden.Ama artık büyüdük ve oyunda bitti..
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



