Ancak bir gün ölüm sensizliğe mahkum ettiğinde öğrenebildim sevdanın azabını.
Yandı yüreğim, çorak kaldım, ıssızlaştım, lal oldum.
Ne bir ezgiyi duydu kulaklarım ne de hayal edebildim karanlığın sabahını,
Umarsızca sökülüp götürüldün ya içimden; sensizlikte kayboldum.
Ruhum gönüllü esiri artık kör zindanlardaki umutsuzluğun,
Uzayan günler binlerce saatlik işkenceye dönüştü.
Sensiz yaşanmaz ki güzelim dedim hep, yaşanmaz ki sensiz bu gök kubbede.
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış



