Aşkın sığmaz içime, gerçeği biliyorum;
Bitmez çilem bitmiyor, bak her gün ölüyorum.
Yansın senin de canın, Allah'tan diliyorum;
Kurusun damarların, son bir kez gülme sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Sevdanın yangınında kaç kez küle döndüm ben,
Bahtıma ateş oldun; yanıp yanıp söndüm ben.
Senin için ağlayan hani yalnız bendim ben?
Bundan böyle sen beni yar diye bilme sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Hata mıydı yaptığım, kanadını sardıysam?
Gençliğimi çul diye yollarına serdiysem?
Dağ diye yaslanırken menzilinde durduysam;
Avcı olup bağrımı bir daha delme sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Bal şerbeti diyerek zehir verdin, yetmez mi?
Göğsümdeki yaraya neşter vurdun, yetmez mi?
Korkulu düşlerimde bir sen vardın, yetmez mi?
Haram etme geceyi, uykumu bölme sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Giderken inancımı götürdün acımadan,
Geri ver kopardığın yıldızımı semadan.
Çıkmasam da düzlüğe girdiğim muammadan;
Bırak sele döneyim, yaşımı silme sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Izdırabın olayım, "keşke" düşsün diline;
Tarumar olsun bağın, baykuş konsun dalına.
Lanet olsun yazına, yağmuruna, doluna!
Onulmaz yara gibi sineme dolma sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
Ciğerlerim çürüdü, yıkılmak üzereyim;
Hazan gibi dalımdan dökülmek üzereyim.
Ecel misin? Hayattan sökülmek üzereyim;
Git gözümün önünden, sebebim olma sakın!
O ipek saçlarını yolmadan ölme sakın!
27/01/2026
mrtyldrm
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 22:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!