Lütfen uzat şakağını bana doğru.
Ben o derin şakaklarını: Alnının teri, hüznün cevheri ve en büyük kızgınlıklarının yüzüne vuran dehlizlerini gösterdiği için sevdim.
O çizgiler ki, bir maden işçisinin hasretle aldığı derin nefes gibiydi. Güneşe çıkınca da "çok şükür bu günde nefes aldım" dedirtirdi.
Kederlendiğinde çatılan kaşların buz tutmuş şelalenin yazın gümbür gümbür akması gibi hiddetlenirdi. Gözlerinin ateşiyle birleşince, zaptı zor bir savasçı gibi de, tüm kaleleri tek tek fethederdi.
Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Devamını Oku
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum




Şiirinizi
beğeni ile okudum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta