Mağaranın yeri belli, dibi belli.. Ve toprağının çeşidi belli.. Hangi hava tenefüs edilir, içindeki oksijen oranı belli.. Ama karanlık! .. Girsem mağaranın içine, aydınlık olmasa ne işime yarar? İçini şöyle bir kolaçan ettiğimde ne haz verir, ne zevk.. Ve herşeyden önemlisi, olur ya elim bir takım kabartmalara dokunur. Şeklini şemalini okşar, tahmin etmeye çalışırım.. ama sonra? Anlayabilir miyim onun ne oldugunu? Mesela; ince, uzun, hafif kaygan ve tüylü birşey.. Ha bir köpek kuyruğu, ha bir yılan boynu... Gel de çık işin içinden tuttuğunda onu.. Herneyse işte, bana lazım olan bir kibrit tanesi..ve elbette kutusu.. Her ikisi de şairin cebinin içinde saklı...
Seviyorum galiba seni
Hayatım degişti nasıl anlatsamki
Kitap okurum sen varsın aklımda
Yürürken hep sen varsın yolumda
Yamurda ıslanırken seni görürüm o küçük damlalarda
Nasıl bir duygu bu aşk anlamadımki
Devamını Oku
Hayatım degişti nasıl anlatsamki
Kitap okurum sen varsın aklımda
Yürürken hep sen varsın yolumda
Yamurda ıslanırken seni görürüm o küçük damlalarda
Nasıl bir duygu bu aşk anlamadımki




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta