kofti sohbetler gecemin
içine etti
siktirin gidin diyemedim
kibarlığım depreşti
çay bardağı ile
içilir rakı
bir köprüde bekliyorum,
karanlıkta duruyorum.
yağmur beni ıslatıyor,
ümitlerim akıp gidiyor.
kimse beni aramıyor,
peşimden kimse gelmiyor,
sevdanın bize ettiği
korda yüzümüzü aramaksa
daha çok yanacağız demektir
o korların arasında
kınından çıkan bıçağı
yerine sokmamak aslolan
kalbimle doğrudan konuşabiliyorsun benim de yaptığım gibi
bir tek söz söylemeden karanlıklar gündüz oluyor
yapacakmışım gibi deniyorum açıklayamadıklarımı
sen sesini çıkartmadan ne kadar çok şey duyduğumu
sanki benimle yüzündeki gülümseme yerleşiyor
artık seni hiç terk etmeyecek şekilde yapışıyor
tamam belki bir saçmalık
belki bilinçsiz bir felsefe
ama her iki halde de
zor anlaşılır bir kelime
büyük şehir İstanbul
büyük köy büyük keşmekeş
söz vermiştin gitmeyeceğim diye
seni bensiz bırakmayacağım diye
hep beraber olacaktık
herşeye karşı koyacaktık
sözünde durmadın sen
buralarda tek kaldım ben
bir öyleyim bir böyle
benim ruhum avare
koysamda onu kafese
alıp gidiyor kafasiyle
bedenim mi ruhuma uyacak
ruhum mu bedenimi dinliyecek
dış kapının kilidi
kilitli pencerenin kolu
kolu kırık bir adam
adamın suratında sakal
sakalı seyrek bakışı keskin
keskin fikir dolu beyin
birgün gelir de inkar edersem seni
sevgimi..
yüzüme vurmak için kendimi
sana verdim şimdi herşeyimi
haykırmıyorum artık içimi
biliyorum sardın tamamen bedenimi
bırakın beni peşimden gelmeyin
kendimi iyi hissettiğim yeri bilmeyin
orada yarattığım dünyayı görmeyin
kendimi böyle iyi hissedeyim
orası gerçeklerden kaçtığım tek yer
belki de gerçeği yaşadığım biryer
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!