Dedi ve sustu kadın.
Şair düşünmeye başladı. Çıkmaz sokaklarla dolu bir şehrin içinde gibiydi. Ve ne yana dönse, tinerciler, hırsızlar, katiller doldurmuştu sokakları.
Şair düşünmeye devam ediyordu. Bir an da amansız bir derde tabi olmuş, gönlünde ince bir sızı hissetmişti. Aklından binlerce kelime geçiyordu, ama hiçbirinin iki yakasını bir araya getirecek kadar güçlü değildi şu an.
Ve şair düşünmekten alamamıştı kendini bir ömür. Çünkü şairden geçip giden yalnızca zaman olmuştu. Saçına düşen akları, yüzündeki kırışıklıkları ve tıpkı saçları gibi ağaran sakalları koca bir geçmişin hesabını ödemeye devam ediyordu..
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta