Yaşadıkça o büyük depremleri
Yok olan sadece var oluşum değildi.
Aydınlığı sönüyordu umutların
Ve ben hep aynı karanlıklardayım
Dibe vurunca bütün vazgeçilmezliğin
Ben her gece seninle demleniyorum.
Burada duruyorum artık
Ve sadece seni hissediyorum.
Tüm yüzleri çamura bulayarak
Sadece seni izliyorum şimdi.
Sesindeki o ilk bahar coşkusunu dinliyorum.
Pişman olarak sensiz geçen günlere
Ne kadar avunsam
Ve de avutsam kendimi boş.
Bunlar hep yalancı doğuşlar.
Kim hayat verir şimdi bu topraklara
Oysa bir yanım hep sağnaklar içinde..
Şimdi dönüp dolaşıyor bu soluksuz kader
Geçmişimi kimse bilmez
Sayıkladıklarım dışında.
Günahlarımı söküp atamıyorum
Bir yerde ya ecelim oluyor
Yada kabuslarım..
Yalnızca avuntular var bu güz ikindisinde
Sanki daha her şeyi yaşamamış gibiyim
Bir şeyler eksikmiş gibi bilmiyorum.
Bir iki acıyı es geçti sanki kader
Yada geçmedi de bana çok hafif geldi kimbilir.
Yeryüzündeki acıların hepsi seyir defterimde
Ayrılıklar, hasretler, yokluklar, ölümler.
Şimdi ayrıldım bu inatçı mevsimden
İşveli bir bahar kapımda
Kendini kaybetmiş bir sevinç
Çığırından çıkmış bir güneş doğuşu
Ve adresini kaybetmiş bir cumartesi sabahı
Nazlanıp durur karşımda
Adım adım yürüyorum bu yollarda
Her adımda anıları yitiriyorum.
Elbet bir iz kalacak ardımdan
Elbet susayıp bir damla yağmura
Bu çöllerde kimsesiz kalacağım
Yada hep geç kalacağım ikindi vakitlerine.
senmiydin birtanem gelen....
kapılar hala kapalıyken
ve birdaha açılmayacakkken
nerden esti bu kaçış...
cisminden değil sarhoşluğum
ruhumdan boşalıyor eskimeyen iniltirler...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!